Seks Hikayeleri. Powered by Blogger.

Sinemada Ağzına Fışkırttım

Gönderen Admin 29 Mayıs 2012 Salı 0 yorum

Selam seks hikayelerim okuyucuları. Daha öncede söylediğim gibi, gezmeyi eğlenmeyi ve olmazsa olmazım, değişik değişik karılarla kızlarla sikişmeyi çok severim. Aklı sikinde denilen tiplerdenim yani. Övünmek için söylemiyorum, fakat sikmeyi kafaya koyduğumu, bir yolunu bulur sikerim. Şunu da bilmenizi isterim, öyle yılışık, entel dantel bir tipim de yok. Hatta yakışıklı bile sayılmam. Ama ağzım burnum kulağım falan olması gerektigi gibi :) Tabi ufak Cengiz de öyle. Ben siktiklerimin yalancısıyım, “Kocaman sikin var!” diyorlar :) Birde, bilmiyorum kötü mü yapıyorum, iyi mi, ama en fazla birini 3-4 defa sikerim, sonra soğurum ve dünya güzeli de olsa işim olmaz onla. Tabi arkadaşımın annesi Suna abla farklı, onla fantazi kurup, içimdeki sapıklıkları yapıyorum. Biraz da ona iyilik yaptığımı düşünüyorum, o yüzden onu 4 aydır her fırsatta sikmeye devam ediyorum.

Bu sefer başka bir sikiş anımı paylaşmak istiyorum. Bir arkadaş ortamında tanıştığım Ebru isimli kızla takılmaya başladım. Sikecektim kafaya koymuştum. Ebru esmer güzeli bir çıtır, ençokta beni kalçaları etkilemişti. Gördügümde üstünde bir kot vardı, kalçalarını sarmış, görseniz aklınız gider, yuvarlak dik ve orta boy bir kalça. Zaten benim de aklım gitti, mutlaka sikmeliydim bunu. Tanışma faslı falan filan derken, bunla sohbete başladık. Daha sonraki günlerde takıldığı yerlere takılıp, tesadüf karşılaşıyormuş dümeni yapmaya başladım. Ve sonunda istediğim oldu, telefon numarasını verdi. Ve arayıp mesajlaşmaya başladık. Arkadaşlar, alkol kullanan kızları hertürlü sikerim :) ve Ebru da alkol kulanıyordu...

Birgün Ebruya sinemaya gitmeyi teklif ettim, o da kabul etti. Akşam iş çıkışı aldım sinemaya götürdüm. Arabayı parka bırakıp, caddenin karşısına geçerken, yardım amaçlı elini tuttum, ama dümendi tabii. O da birşey demedi zaten. Sinemaya girmeden dışardaki Tekel bayisinden birtane ufak Viski alıp Ebrunun çantasına koyup, içeri girdik. Filmin başlamasını beklerken, sinemanın büfesinden de iki bardak kola aldık, Viskiyle karıştırıp içtik. Sonra salona geçip yerlerimize oturduk. Sağımızda ve solumuzda 3’er 4’er koltuk boştu. Film başladı. İzlerken, ne yapayım da bunu ayartayım diye düşünürken, ne olursa olsun elini tutayım dedim ve elini tuttum. O da hiçbirşey söylemeyince, ben de tutuğum elini onun dizine koyup, öyle biraz bekledikten sonra, parmaklarımla dizini okşamaya başladım. Baktım tepki vermiyor, hafiften eteğini yukarı sıyırıp, bacağını sıkıp okşamaya başladım. O da benim parmaklarımı sıkıp, okşamama yardım etmeye başlayınca, elini alıp kendi dizimin üstüne koyup, yavaş yavaş yukarı çıkmasını sağladım. Kalkmış olan sikimi artık pantolonumun üstünden kavramıştı...

Ben daha da ileri gidip, fermuarımı açtım ve sikimi çıkarıp eline verdim. Ebru sikimi okşarken, ben de elimi eteğinin altına sokmuş, parmağımı külodunun kenarından sokmuş ve amcığını parmaklıyordum. Ebru bacaklarını iyice açmış, parmağımın amcığına daha rahat girip çıkmasını istiyordu. Elindeki sikimi de öyle bir sıkıyordu ki, sanki daracık göt sikiyordum. Birden Ebrunun kasılıp bacaklarının titrediğini hissettim. Anladım ki boşalmıştı, ama ben halen doluydum. Ebrunun kulağına, “Hadi al ağzına!” diye fısıldadım. O da, “Olmaz insanlar var!” deyince, “Sadece birkere ağzına al, öp bırak hemen!” dedim. Kırmadı eğildi önüme, sikimin kafası ağzına girdiğinde, birden kafasına bastırdım ve ağzına aslan sütümü fışkırttım. Zaten eliyle bana 31 çekerken kafamda hep ağzına vermek vardı. Kusacak gibi oldu ve ağzındaki döllerimi pantolonumun üstüne tükürdü. Sonra doğrulup çantasından selpak çıkartıp, ağzını ve benim pantolonuumu temizledi...

Daha sonra midesinin bulandığını ve WC’ye gitmek istediğini söyledi. Kalktık beraber WC’ye gittik. Ben kapıda bekledim, o girdi. Geri geldiğinde, ben, “Filmden birşey anlamadm, istersen artık çıkalım, arabayla dolaşırız?” dedim. Kabul etti ve sinemadan çıktık, bindik arabaya, dolaşmaya başladık. Arabayla gezerken tekrar başladım bacaklarını okşamaya ve sikimi eline vermeye. Artık onu sikmem gerekiyordu, ona otele gitmeyi teklif ettim. İlk başta kabul etmedi, ama daha rahat olacağımızı, korkmasını gerektirecek bir yer olmadığını falan söyleyerek ikna ettim. Otele gidip odamıza çıktığımızda, öpüşürken biryandan da soyunmaya başlamıştık. Ona, ilk gördüğüm günden beri kalçalarına hasta olduğumu, domaltıp bağırta bağırta sikmek istediğimi söyledim. Ben tamamen çıplaktım, Ebru da sütyen külotla kalmıştı ve yarağımı eline almış okşuyordu. Kulak memesini emdikçe iyice kendinden geçmeye başlamıştı...

Sütyenini çıkarınca, füze gibi göğüsler, uçları dimdik bir şekilde serbest kaldı. Memelerini yalayıp, uçlarını ufak ufak ısrarak, aşağıya balkutusuna indim. Tanga külodunu nazikçe çıkarıp, amcığının her tarafını yalayıp, dilimle amcığını sikmeye başaldım. O da hemen 69 pozisyonuna geçmiş, benim sikimi yalayıp emiyordu artık. Boşalmamak için kendimi zor tutuyordum, ağzına patlamadan amcığın tadına bakmak istiyordum. Yatağa uzattım ve kenara çektim, kendim ayakta, bacaklarını omzuma alıp, sikimi vıcık vıcık olmuş amcığına geçirdim. Yüz hali beni daha çok tahrik etti, biraz canı acımıştı. İyice kökleyip pompalamaya başladım. Ebru artık çırpınıyordu, başını sağa sola çevirip orgazm oluyordu. Ben de patlayacaktım, amından çıkartıp göbeğine boşaldım...

Sigaralarımızı içtikten sonra Ebru duş almak için banyoya girdi. Benim aklım götündeydi, acaba götten sikmeme izin verir mi diye düşünürken sikim yeniden kalktı. Ben de banyoya gidip, “Beraber duş alalım!” dedim. Kabul etti. Birbirimizi yıkıyorduk. Ben onu yıkarken arkasını bana çevirdim ve sikimi sabundan kayganlaşmış kalçalarının arasına sürtüyordum. Sikimi göt deliğine denk getirip hafif bastırdığımda, Ebru hemen, “Ordan yapma canım, çok acıyor!” dedi. Ben de, “Daha önce yaptın mı?” dedim. “Evet, ama canım yandı!” dedi. Zaten böyle güzel göt sikilmedi deseydi inamazdım. “Canını yakmayacağım, kendini kasma!” deyip, bunu duşun altında domalttım...

Büzüğünü biraz daha sabunlayıp kayganlaştırdıktan sonra sikimin kafasını yavaş yavaş sokmaya başladım. Sonunda hayallerimdeki götün içine giriyordum. Ebru acıyla, “Off, dur yapma!” dedi, ama belini kavramıştım, bırakmadan birden hepsini kökledim ve gidip gelmeye başladım. 2-3 dakika sonra Ebrunun göt deliği açılmış, sikim daha rahat girip çıkıyordu. Götünü sikerken bir elimle de saçlarından tutmuş çekiyordum. Ebru da amını okşuyor, parmaklıyordu. Daha fazla dayanamadım ve daracık götünün içine döllerimi fora ettim. Ama Ebru daha boşalmamış, halen amcığını parmaklıyordu...

Kucakladığım gibi yatağa götürüp, sırt üstü yatırdım, amcığını yalayıp parmaklamaya başladım. Az sonra Ebru da kasılarak boşaldı. Ama benimki yine kalkmıştı. Ebrunun ağzına verdim, saçlarından tutup ağzını sikmeye başladım. Arada bir sikimi çıkartıp, sikimle suratına dudaklarına vuruyordum. Ebrunun, “Ağzıma boşalma!” demesi beni daha çok azdırdı, “Tamam!” deyip ağzına tekrar soktum, ensesinden çekerek sikimi gırtlağına kadar sokup, döllerimi midesine yolladım. Döllerimin hepsini yutana kadar ensesini bırakmadım. Bu sefer tükürmeyip hepsini yuttu...

Ebruyu o hafta birkaç kere siktikten sonra, herzamanki gibi ondan da soğudum ve sepetledim.

3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Karımın Hemşire Arkadaşını Sikiyorum

Gönderen Admin 25 Mayıs 2012 Cuma 0 yorum

Selamlar. Siteye uzun süre takılmamın verdiği cesaretle yazıyorum. Yalnız isimleri affınıza sığınarak değiştireceğim. 31 yaşında öğretmenim. Eşimle severek evlendik ve çok da mutlu bir ilişkimiz var. Hikayemin başlangıcı bel fıtığı olmamla başladı. Eşimin hemşire arkadaşı var, ismi Aslı. Fizik tedavi bölümüne fıtık nedeniyle hastaneye yattıktan sonra, ufak bir operasyon geçirdim. Eşim çalıştığı için pek sık gelemiyordu. Zaten gelmesine de gerek yoktu, çünkü çocukluk arkadaşı Aslı benim kaldığım serviste çalışıyordu. Ameliyattan sonra yürüme egzersizleri başlayınca, Aslı sürekli omuzumun altına girip beni yürütüyordu. Kesinlikle cinsel bir istek uyanmamıştı bende, ama göğüslerine bakmadan da edemiyordum.

Aslı 30 yaşında, oldukça güzel yüzü ve fiziği olan bir kadındı. Çok narin bir ses tonu vardı, onu duyupta etkilenmeyecek erkek yoktur. Beni odaya yatağa yatırdıktan sonra sırtıma ufaktan masajlar yapardı, rahatlamam için. Bu Aslının işiydi. Bazen sikimin kalktığı da oluyordu, fakat yüz üstü yattığım için, Aslı bunu görmüyordu. Ensemden başlayıp ta kuyruk sokumuma kadar masaj yapıyordu. Ve ben gittikçe deliriyordum.

Eşimin söylediğine göre, Aslının kocasıyla maddi problemleri yüzünden arası bayağı açılmıştı. Birgün akşam eşim bana bir miktar altın verdi, “Sabah bunları Aslıya vereceksin!” dedi. Ben de, “Tamam.” dedim. Sabah saat 10 gibi Aslıların zilini çaldım. Uzun uzun çalmadan sonra Aslı üzerinde sabahlıkla kapıyı açtı, ama kapının arkasına saklanmıştı, sadece kafası görünüyordu. Ben altınları verdikten sonra, teşekkür etti ve beni sabah kahvesi içmeye davet etti. Ben derse yetişmem gerektiğimi söyleyip, red etsem de, ısrarlarına dayanamayıp girmek zorunda kaldım. Direk mutfağa geçtim. O da geldi, sırtı bana dönük kahve yapmaya başladı. İnce saten sabahlıktan tüm vücut hatları belli oluyordu. İçinde sütyeninin olmadığı sabahlığının sırtına engelsiz temasından belli olurken, altında da Tanga külodun olduğu kenarlarının dantel kabartmasından anlaşılıyordu...

Benim sikim yine kalkmış ve heyecandan terlemekten sırıl sıklam olmuştum. Kocası işteydi ve normalde akşama kadar gelmezdi, ama ben yine de panik oldum ve kahveyi acele içip gitmek istedim. O ise, “Konuşacaklarım var!” deyip oturttu beni. Kocasının yaptığı borçları anlatırken, bir taraftan da ağlıyordu. Ben teselli etmek için elimden geleni söylesem de, hüngür hüngür ağlamasıyla birlikte yatak odasına kaçması bir oldu. Nasıl olduysa peşinden gittim. Aslı yatağa yüz üstü uzanmış ve hıçkırıyordu. Yatağın kenarına oturup, saçlarını okşayıp, sorunların halledilebilir sorunlar olduğunu söyledim. O arada hem saçlarını, hem yüzünü okşuyordum. Sonra elimi sırtına doğru indirdim ve sırtını okşadım, masaj gibi. Biraz rahatlamıştı. Ağlaması kesilince devam ettim, omuzlarını, ensesini derken birden döndü, dönmesiyle birlikte gögüslerinin üst kısmı açılmıştı...

Göğüslerini görünce bende kayış koptu, ister istemez elim göğüslerine kaydı ve okşamaya başladım. Aslı da boş durmuyor, bir eliyle elimi tutup, göğüslerine bastırırken, diğer elini de Tangasının içine sokmuş, amını okşuyordu. Bunları bilinçsizce yaptığı çok belliydi. Ama olan olmuştu birkere, yavaşça dudaklarından öpüp, sabahlığını tamamen açtım. Sadece tangasıyla karşımdaydı. Elimi tutup, gülerek, “Masaj yapma sırası sende, ben sana Hasatanede çok masaj yaptım!” dedi ve elimi Tangasının içine götürdü. Elim sıcacık amına temas ettiğinde elektrik çarpmış gibi oluyordu. Amına uzunca masaj yaptım, inleyerek sırılsıklam olunca, tekrar arkasını döndü, kalçalarına da yaptım, yoğurdum. Arasıra göt deliğine parmaklarımla dokununca çıldırıyordu. İnleyerek, “Parmağını sok!” dedi...

Götüne parmağımı sokup çıkarmaya başladığımda, Aslı zevkten kuduruyordu. Birden döndü ve beni üstüne çekti, kravatımı ve gömlegimi bir hamlede çıkarttı ve deliler gibi her tarafımı öpüyordu. Sonunda sikimi eline alıp sakso çekmeye başladı. Çok büyük bir sikim yok, ama yinede idare eder. Nasıl olduğunu anlayamadan bir anda Aslının ağzına boşaldım. Midesi bulandı ve hemen kalkıp ağzını yıkamaya gitti. O kadar çabuk boşalmam normalde, ama ne oldu ben de anlamadım...

Ağzını yıkayıp geldikten sonra, sırtüstü uzandı ve bacaklarını açıp, beni arasına aldı ve sikimi amına sürtmeye başladı. Söylediğine göre hep öyle boşalıyormuş. Amına fırçadan sonra boşalınca, “Hadi sok içime!” dedi. Ben gerçekten kararsızdım ve nedense korkuyordum da. Bir anda eliyle tutup sikimi kaygan amına soktu ve belimden asılarak, içine girmemi sağladı. Sikim dibini bulunca, “Ooohhhhhh!” diye inledi. Yemin ediyorum, 3 yada 4 kez gidip geldikten sonra boşaldım. İnanamıyordum, o nasıl sıcak bir am, o nasıl kaygan bir am! Daha içindeyken boşaldıktan sonra sikimi çıkarmdan devam ettim. 1-2 dakikadan sonra yine boşaldım. Aslı yüzüme garip garip bakarak, “Sen böyle erken boşalmazdın, ne oldu?” deyince şaşırdım. Meğerse eşim anlatırmış, en az 30-40 dakika sikiştiğimizi...

Kendime inanamıyordum, heyecandan 10 dakikada 3 kez boşaldım, ama yinede sikim kazık gibiydi. Aslı arkasını döndü ve arkadan amına girmemi istedi. Dediğini yaptım. Bir müddet arkadan amına git gelden sonra, “Verdiğine karşılık ben de sana bir hediye vereceğim! Kocama hiç götten vermedim, ama senidir artık, götümü sikmeni istiyorum!” dedi. İşin ilginci daha önce hiç göt sikmemiştim, çok heyecanlanmıştım. Aslı iyice domalıp götünü kaldırdıktan sonra, göt deliğini tükürükleyip parmaklamamı istedi. Ben götünü parmakladıkça titriyordu ve amını okşuyordu. Sonunda bir daha boşaldı. Bu arada göt deligi iyice açılmıştı. Benim yarak ta fazla büyük olmadığı için rahatça girdi götüne. Götüne git gel yapmaya başladığımda fark ettim ki, götten daha zevkli oluyormuş. Zaten Aslının inlemeleri ve peş peşe boşalmaları bunun kanıtıydı. Sonunda yine dayanamayıp götünün içine boşaldım. Ama yine de götünü sikmeye devam etmek istiyordum. Ama Aslı bugün kocasının eve erken gelebileceğini söyledi ve ben de çıktım götünden. Hemen acele bir duş alıp ayrıldım ordan...

Okula gittikten sonra, olanları aklımdan çıkaramıyordum. Birkaç gün sonra bize geldiler. Aslı bana isterik isterik bakışlar atıyordu, ama ortam müsait değildi, birşey yapamadık.


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Sırayla 5 bayan, ayda bir, birimizde kahvaltı partisi yapardık. O gün 4 arkadaşımla beraber, Filiz ablaya kahvaltıya gitmiştik. Filiz ablamız 44 yaşında olduğundan yaşça hepimizden büyük, ama yaşını göstermeyen, daima güleryüzlü, tombul, genelde hep mutlu tanıdığımız ve çevresine mutluluk veren biriydi. Bazen kendisiyle bukadar barışık olan bu kadının mutluluk sırrını merak ederdim. Neyse, kahvaltıdan sonra, çaylar içildi, sohbet eşliğinde kahvelerimizi de içtikten sonra, benden hariç herkes gitmişti. Kocamın ve çocuklarımın eve gelmesine daha çok vardı, o yüzden ben biraz daha kalmıştım...

Filiz abla bana, “Necla sen TV’ye takıl, ben masayı toplayım, sonra birer kahve daha içeriz!” dedi. Ben de kumandayı aldım elime, kanalları yoklarken yanlış uyduya girmişim, birden porno kanalı açıldı ve adamın birinin kadına tam sikini sokması koca ekrana gelmişti. Panikleyip, delice tuşlara basıyor, o uydudan çıkmak istiyordum, ama nafile, sanki uydu alıcısı kilitlenmişti. Tam o arada Filiz abla mutfaktan geldi. Benim perişan halimi görünce kahkayı bastı, “Bu kanalda işin ne kız? Yoksa sen de benim herif gibi böyle şeylere mi meraklısın?” dedi. “Ya abla sende yani, bilerek mi açtım sanki?” dedim, ama çok utanmıştım...

Filiz abla kumandayı alıp, ekranda sikişenlere son kez bakıp, “Adamınki de güzelmiş, aynı benim herifinkine benziyor!” dedi ve kanalı değiştirdi. Hakikatten adamın siki güzeldi, orta boy, kalın ve dimdikti. Utanmıştım, ama böyle bir filmi ilk gördüğüm için, aynı zamanda hoşumada gitmişti. “Aman abla, sende amma yaptın, Hıdır abim 48 yaşında, yoksa eski halinden mi bahsediyorsun?” dedim. “Olurmu kız, Hıdır eski halinden hiç taviz vermedi, tam tersine cinsel hayatımız dahada kaliteli olmaya başladı!” dedi. “Nasıl yani?” derken, aklımdan bizim evdeki halimiz aklıma geldi. Oğlumdan sonra 8 yıl önce kızımız dünyaya geldikten sonra, eşimin istek gücü bayağı zayıflamış, bazen 2 ay kardeş gibi yanyana yatardık, ben de artık bu duruma alışık olmuştum, hiç bir istekte bulunmuyordum...

Filiz abla anlatmaya devam ederek, “Eskiden yaptığımız hızlı ve kısa sevişmelerden daha ziyade, şimdi uzun uzun sevişip, ilişki arasında fantaziler kurup birbirimizi zirvelere taşıyoruz!” dediğinde ciddi olduğu belliydi. Ben yine sadece, “Nasıl yani?” diyebildim. “Bak mesela, bazen, tabi her seferinde değil, böyle bir toplantı gününden sonra, Hıdırla sevişirken, bana sorar kimler vardı diye, ben de isimleri sayarım. O da, (Hayırsız kadın, hepsini niye yolladın, birisini yatağımda bıraksaydın ya!) der!. Ben de kocamı tamamen çıldırtmak için, (Hepsini yollamadım, bak Vildanı sana bıraktım, şimdi Vildanı sikeceksin!) derim. O da hemen Vildan yataktaymış gibi bana, (Vildan hanım hoşgeldin, niye geldin?) der. Ben de Vildanmışım gibi, (Hıdır abi amım sikini çekti, sana siktirmeye geldim!) derim. O da, (Madem öyle, hemen amına takayım!) der. Sonra, (Amın çok güzel Vildan, sokuyorum bak dibine kadar girdim!) der. Ben de, (Sok Hıdır abi, sok!) derim. O da, (Dayanamıyorum Vildan, amına fışkırtacam!) der. (Fışkırt Hıdır abi, döllerini içime akıt!) derim, ve iştahla içime boşalır! İşte buna benzer çok fantaziler yaparız. Bazen de benim başka bir erkekle sikiştiğim fantaziler yaparız. Ama herşey yatakta kalır ve biter!” dedi.

Kulaklarıma inanamıyordum, böylesini ne duymuş, nede yaşamıştım. Ama muazzam tahrik olmuştum. Kaybettiğim sandığım istek duygusu birden içimi parçalamış, amım sulanmaya başlamıştı. Filiz ablanın, “Noldu kız, şok mu oldun? Yoksa aklın halen deminki sikte mi?” dedi ve yine kahkahayı bastı. Utanarak güldüm, “Gerçekten içimi kıpırtdattı abla!” dedim ve birazcık bizim yatak odasında olan bitenden bahsettim, yani daha doğrusu olmayanlardan. Bana, “Vah zavallım!” dedi, biraz durdu, sonra, “Aklıma birşey geldi kız, Hıdırıma süpriz yapmak istiyorum, sen şimdi gidip soyunup yatağa yatacaksın, birazdan o da gelir seninle ilgilenir!” dedi. İşte buna şok olmuştum, “Saçmalama abla! Söylediğin ne biçim bir laf öyle?” dedim, ama gerçekten kızmıştım...

“Bak güzelim, 32 yaşındasın, şimdiden hayata küsmüş gibisin, hem sen biraz zevk, heyecan ve kadınlığını yaşarsın, hem ben de Hıdırımın en büyük arzusunu, fantazisini gerçekleştirmiş olurum!” dedi. “Asla yapamam ve yapmam!” dediysem de, o ısrar ettikçe bu fikre yatkın oluyordum. O da ne yaptı etti, sonunda bana kabul ettirdi ve öocuk gibi sevinerek, “Yaşasın!!! Bakalım bizim Hıdır bey fantaziden ileri gidebilecek mi?” dedi...

Üst kata çıkıp, çırılçıplak soyunup, yatağa girmiştim. Tahminen ateşim 45 derece vardı. Yorganı kafama çektim. Tanrım, ben burda yabancı bir yatakta çırılçıplak neler yapıyordum? Yorganı tekrar indirdim, vazgeçmeyi kafaya koymuştum, tam giyinip gitmek isterken kapı açıldı, Hıdır abi içeri girdi. Beni öyle görünce afallayıp kaldı. Yaklaşık 1 dakika kadar taş kesilmiş heykel gibi odanın girişinde durdu, sonra toparlanıp, aşağıya seslendi, “Sürprizine bayıldım karıcığım, harikasın, seni çok seviyorum!” diye ve kapıyı kapattı. “Hoşgeldin Necla hanım!” deyip, gömleğini çıkartmaya basladığında, ben başımı yana çevirmiş, deminki ateşimin yerini soğukluk almış, resmen havale geçiriyordum...

Hıdır abi soyunmuş olmalı ki, yatağa geldi, bir eliyle elimi tutarken, diğerini de yorganın altına atıp, ayağımı okşadı. Biraz olsun yumuşamıştım, ama yine gergindim. “Pişman olmayacaksın güzelim!” deyip, yanağımı hafifden öperken, sıcak nefesini yüzümde hissediyordum. Hıdır abinin sakin konuşmaları ruhumu okşuyor, gittikçe rahatlıyordum. Demin elinin bulundugu ayak kısmına şimdi yüzünü getirmişti, ayaklarımdan başlayarak yukarıya doğru, süt beyaz tenimi öpe öpe, inceleye inceleye çıkıyordu. Şimdi baldırlarıma varmış, parmak uçlarını baldırlarımın iç kısmında gezdirirken, sanki o büyük elleriyle değil de, bir kuştüyü ile okşuyor gibiydi...

Deminki tedirginliğimin yerini zevk ve istek almış, bundan sonra olacakları sabırsızlıkla bekliyordum. Şimdi kafası baldırlarımın arasında, öperek bana ilk orgazmımı yaşatıyordu. Nihayet dudakları amıma kavuşmuş, diliyle klitorisime çok hafif değiyordu. Okadar ustaydı ki, bacaklarım açıldıkça açılmış, bale dansçısı gibi ayırmıştım onları. Kendimden geçmek üzereydim, iki elimle başını kavramış, bazen bastırıp bazen çekiyor, orgazmlarıma destek oluyordum. O bölgeden yalayarak göbeğime, sonradan memelerime gelip, susamış bebek gibi onları avuçlayıp, hoyratça emmeye başladı. Uçlarını ısırıp, acıyla zevk arasında oyunlar yapıyordu süt beyaz diri göğüslerime. Dekoltemden çıkıp boynuma, boğazıma yapışmış, tenimi yalarken, benim içimde fırtınalar kopmuştu...

Kendimi zevk seline kaptırmış gidiyorken, birden amcığımın içine kalın sikinin hiç zorlanmadan oturduğunu hissettim. Artık akıntıya kapılmış, şelaleye doğru sürükleniyordum. Bu dakikadan sonra seks ve sevişmek benim için yeni bir defter acmıştı hayatımda. Hıdır abi sikini köküne kadar içime sokmuş, bir müddet böyle durduktan sonra, çekip geri gömmüştü. Şimdi gelip giderken, “Harikasın Necla hanım, daracıksın, çok mutlu ettin beni!” deyip, hoş sözleri bir yandan, amıma vuruşları öbür yandan, zincirleme orgazmlar yaratıyordu bende. Yaklaşık 9-10 dakika beni böyle sikti...

Sonra birden değişmeye başladı, sanki Hıdır abi deminki narin ince ruhunu terketmiş, gittikce kabalaşıyordu. Hoyratca amıma çarparken, benden de tepki gelmeyince dahada vahşileşiyor, buda bana ayrı bir zevk veriyordu. Kullandığı kelimeler argolaşmış, ikimizi de inanılmaz senaryolara sürüklüyordu. “Yarrağım amında Necla, hoşuna gidiyormu?”. “Gidiyor abi, sok amıma, sok, sertçe sok!”. “Vay kaltak vaay! Demin utanırken şimdi yarrağım yetmez oldu haa?”. “Ohhhh, ahhhh, abi harika yarrağın var, vur amıma, kudurt kaltak Neclanı!”. “Al ozaman kaltak karı! Ayır amını, amına soktuğumun orospusu!”. “Öyle deme abi...”. “Sus orospu! Orospu! Orospu! Orospu! Sen adi bir orospusun! Utanmıyormusun arkadaşının kocasına amını dayamaya?”. “Utanmıyorum lan pezevenk! Senin o Filiz denen orospu karın istedi, ben de açtım amımı! Kapa çeneni de, amıma geçir pezevenk!”. “Geçiriyorum lan orospu, senin pezevengin olacam, satacam seni, siktirecem herkese, kaltak karı, adi fahişe seni!”. “Oohhh geçir koçum! Offf offff, sok, sok, daha hızlı, fışkırt içime, döllendir beni!”...

Ve ikimiz de çığlık atarak aynı anda boşaldık. Hıdır abi üstümde yığılıp kaldı. İkimiz de bitmiştik. 2 dakika sonra, “Neclacığım, güzelim, umarım demin söylediklerimden dolayı bana kızmadın?” dedi. Gülümseyerek, “Yok abi, neden kızayım? Bana hiç yaşamadığım harika şeyler yaşattın, demek ki benim de içimde orospuluk yatıyormuş!” dedim, gülüştük. Doğrulup yatakta oturduk. Hıdır abi bana sarılıp uzun müddet saçımı okşadı. Sonra kalkıp ıslak mendille biraz temizlenip giyindim. Hıdır abiye sarılırken sonsuz minnettardım ona. O sırada Filiz abla kapıyı tıklatıp, müsade isteyip içeri geldi. Hemen koşup ona da sarıldım, “İyi ki varsın ablacığım, seni çok seviyorum!” deyip, muhteşem çifti başbaşa bıraktım.


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Selam sekshikayelerim okurları. Adım Behçet, 41 yaşındayım. Karım Sema, deyim yerindeyse, sülün gibi bir kadındır. Biz Türkiye’de evlendirildiğimizde, ben 18, Sema ise 16 yaşında idi. Ailelerimizin isteği ve baskısı ile evlendik ve ben Semayı Almanyaya getirdim. Sema sade bir evkadını idi. Birbirimize çabuk alışmıştık. Evliliğimizin ilk senesinde bir kızımız (Derya) oldu. Deryadan sonra uzun süre çocuk yapmadık, daha sonra, biri kız biri erkek olmak üzere, ikizimiz oldu. Sema yorgun olmadığında her gece sikişirdik. Ama Sema bunu bir karılık vazifesi gibi görür, sanki sikişmekten bir zevk almazdı. Yani sikişmelerimiz genelde gece karanlıkta ve ön sevişmesiz olurdu. Ben biraz başka şeyler istesem, “Ya sapıkmısın? Sikeceksen sik! Benim uykum var!” der, bana kızardı.

Türkiye’den tatil dönüşüydü, Avusturya’da otobanın park yerinde tartıştığım adamın biri ile kavgaya tutuştuk. Adamı bıçak ile yaralayınca, beni tutukladılar, 4 sene ceza verdiler. Bunun 2 sene 8 ayını içeride geçirdim, sonra beni Alman vatandaşı plduğum için Almanya’ya sürdüler. Hapishanede ilk zamanlar kendi kendimi yiyiyordum, acaba karım ve çocuklarım ne yapıyor diye. Abazalığım da tavan yapmıştı, günde en az iki kere 31 çekiyordum ve fantazilerimde hep karım vardı. Merak ediyordum, acaba ben burdayken, karım kendini başka birine siktiriyormuydu. Kendimi bu fikre öyle inandırmıştım ki, karım kesin kendini başkalarına siktiriyordur diyordum. Ve acaba çevremizde hangi erkeğe kendini siktiriyor diye düşünür, o zaman sikim kalkar ve 31 çekerdim. Bu artık bende takıntı haline gelmişti, karımı tanıdık kişilerle sikişirken düşünür, değişik fantaziler kurardım.

Karım beni ceza evindeyken 3 defa ziyarete geldi. Ben gelmelerini istemiyordum, ama geldiğinde kılık ve kıyafetinin değişmediğini gördüm. Yani karım tesettürde değildi, ama hep kapalı geyinir, etek boyu devamlı dizlerinden aşağıda olur. Onu öyle görünce de, (Yapmamıştır, yapmamıştır!) diye kendimi teselli ediyordum. Dediğim gibi, cezamın büyük bölümünü çektikten sonra beni uçak ile Almanya’ya sürdüler. Havaalanından eve telefon açtığımda kimse çıkmadı. Ben bir firmanın 3 ortağından biri olduğum için orasını aradım, telefona ortağım Bekir çıktı. Ona, Havaalanında olduğumu, evde kimsenin olmadığını söyleyerek, “Beni birisi buradan alsın!” dedim. O da, “Yenge burada, Kemal ile hesapları düzenliyorlar, hemen birisini gönderir aldırırım!” dedi. (Kemal kardeşim olur).

Ardan 45 dakika geçmişti ki, Kemal, karım ve büyük kızım Derya beni almaya geldiler. Hep beraber sarılışıp, biraz ağlaştık, sonra eve gittik. Evde çay sohbet derken, Kemal, “Abi ben çocukları (İkizleri) alıp bize gideyim, senin yengem ile konuşacakların vardır!” diyerek çocukları alıp gitti. Daha saat 14:00’ü gösteriyordu. Karıma, “Ben bir duş alayım!” dedim. Karım da, “Önce ben alayım, sonra ben yemek hazırlarken sen de yıkanırsın.” dedi. Önce o ykandı, sonra ben duşa girdim. Suyu açıp, kirli çamaşırların içinde birşeyler aradım, acaba ben hapisteyken birisini eve aldı mı, kendisini başka birine siktirdi mi diye. Kafamda hep bu sorular vardı. Ben bunları düşünürken feci haz alıyordum ve sikim kazık kesiliyordu. Ama hiç bir işaret bulamadım...

Yıkandıktan sonra hafiçe birşeyler atıştırıp, biraz havadan sudan sohbetten sonra, kendisini özlediğimi ve geceye kadar beklemek istemediğimi söyledim. Karım hemen gelip kucağıma oturdu ve öpüşmeye başladık. Aman tanrım, o nebiçim öpüşme! Aklımdan ilk geçen şey, (Bu karı kesin başkasına vermiş!) oldu, çünkü daha önce böyle öpüşmezdi. Ama öyle abazaydım ki, şimdi bu karıyı önce sikeyim, o meseleyi daha sonra konuşuruz diye düşündüm. Karımı kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm. Birbirimizi soyduk ve karım bana daha önce hiç yapmadığı şeyi yapıp, sikimi ağzına aldı, yalamaya, emmeye başladı. Öyle güzel yapıyordu ki, bu işte oldukça tecrübe kazandığı belli oluyordu. Fazla dayanamayıp ağzına boşaldım. Üstelik hepsini yuttu...

Karım sonra sırtüstü yatıp, “Sen de beni yalasana!” diyerek, tangasını çıkartınca gördügüme inanamadım. Amının kıllarını Brezilya traşı yaptırmış! Yani amının üstünde kalan kılları üçgen şeklinde bırakmış, (Almayada bazı kuaförlerin amlara Brezilya traşı yaptığını duymuştum, karımın amının da profesyonelce traşlanmış olduğu hemen belli oluyordu) şahane duruyordu. Bilmiyorum kaç dakika yaladım, ama uzun bir süre karımın amını yalayıp, onu defalarca Orgazm’a ulaştırdım. Sonra da halen kazık gibi olan sikimi amına sokup, karımı sikmeye başladım. Evelden gıkı çıkmayan karım, şimdi altımda inliyordu. Hem de ne inleme, neredeyse komşuların duyacğı kadar bağırıyordu. Yaklaşık 20 dakika karımın amını pompaladım ve içine boşaldım...

Ben yatağa uzandım, terlemiştim, susamıştım. Karım kalkıp bana soğuk su getirdi, yeniden yanıma uzandı. Konuşmuyorduk, sadece birbirimiz okşayıp, öpüşüyorduk. Bir müddet sonra sikimi yeniden ağzına alıp tekrar kaldırdı. Biraz bacak omuza pozisyonunda siktim, biraz da domaltıp arkadan amına girerk sikmeye başladım. Arkadan amını sikerken, “Birde götünü sikeyim!” dedim, sikimi amından çıkartıp tükürükleyip götüne dayadım. Hic itiraz etmedi. Bir yüklenişte sikimi kökledim götüne. Karımdan sadece kısa bir “Ihhh!” çıktı, hepsi okadar. Evelden götüne elletmezdi bile, “Günah!” derdi, “Acıyor!” derdi, siktirmezdi. Demek elin oğlu dinlememiş, karımın sırf amını değil, götünü de dağıtmıştı. 10 dakika da götünü siktikten sonra, götünün içine boşaldım...

Yarım saat hiç konuşmadan yatakta oturduk. Sonra karıma, “Sema, bana birşeyleri izah etmek istermisin?” diye sordum. Karım cevap vermeden ağlamaya başladı. Onu kendime çekip öptüm ve “Ağlama, sadece olup bitenleri öğrenmek istiyorum, korkma sana birşey yapmam, sadece olayları öğreneyim, sonra gereği neyse düşünürüz, bir karar vermek için çok erken!” dedim. Karım da anlatmaya başladı. Ben cezaevine girdikten sonra kardeşim Kemal, “Gel yenge bizim büroda çalış, hem evde sıkılmazsın, hem de hesapları falan kontrol edersin, abimin yokluğunda bize de yardımcı olursun!” demiş. Ama almancası yetersiz olduğu için özel bir dil kursuna yazılmış. İlk zamanlar anlam veremesede, hep fena şekilde azıyormuş, ama ne yapacağını bilemiyormuş. Kursta sınıf arkadaşı bir Afrikalı ile yakınlaşmış. Aklından ona vermek gibi birşey geçmese de, bir gün kursu asıp, bu genç ile biraz gezmişler, dolaşmışlar ve genç bunu evine götürüp sikmiş. “Aslında aklım yanlış diyordu, ama vücudum yanıyordu!” diye anlattı.

Bu genç ile kurs boyu beraber olmuşlar, 6 ay sonra genç memleketine geri dönmüş. Tam onu unuttum derken, büyük kızım Deryayı erkek arkadaşı Klaus ile evimizde sikişirken yakalamış. Deryayı, “Seni babana söyleyecem!” diye tehdit edeyim derken, Derya da, “Söyle! O zaman ben de seni kurstaki Afrikalı arkadaşınla sarmaş dolaş öpüşürken gördüm, onu söylerim!” deyince, karımın yelkenler suya inmiş. Derya karıma, “Gel anlaşalım, ikimiz de susalım, istersen kendine bir erkek arkadaş bul, yada bulmana yardımcı olayım!” demiş, geçici olarak olay kapanmış. Daha sonra Derya karımı, erkek arkadaşı Klaus’un doğum gününe götürmüş. Karım orada delikanlının babası Mannfred ile tanışmış. O akşam adam karımla çok ilgilenmiş, içki falan ikram etmiş. Ama karım içmemiş (hiç alkollü içki kullanmaz). Gecenin geç saatlerinde herkes evlerine gidince, Derya da Klaus ile (sikişmek için) bir odaya çekilmiş. Dolayısıyla karım Mannfred ile yalnız kalmış ve bunlar da sikişmişler. Karım o akşamdan itibaren Mannfred ile beraber olmaya baslamış. Adamın kuaför dükkanı varmış (ben bunu duyunca anladım, amındaki Brezilya traşının nerden çıktığını). Karım haftada bir iki kez, “Saçlarımı yaptıracam!” bahanesi ile gidip kendisini Mannfred’e siktiriyormuş...

Karım bunları anlatırken, benden sert bir tepki gelmeyince, cesaretlenip daha ince detaylarına giriyordu. Ve o anlattıkça sikim kazık kesiliyordu. Karım bunun farkına varmış, bir eliyle sikimi okşayarak bana herşeyi anlatıyordu. Kendisine, “Ortağım Bekir yada kardeşim Kemal ile sikiştin mi?” dediğimde, Kemalin sadece birkaç kere imali bir şekilde, “Birşey lazım mı yenge?” dediğini anlattı. Bekirle de ofiste yalnız kalınca, Bekir sikini kaşıyarak, “Her zaman emrindeyim yenge!” demiş. Karım da Bekire fırça atmış, “Ulan şerefsiz sen git karını sik, bu hareketi bana birdaha yaparsan o sikini kökünden kestirir götüne soktururum!” demiş. Ondan sonra Bekir birdaha pot kırmamış. “Peki ya çevrede başka tanıdık kişilerle sikiştin mi?” dediğimde, “Hayır, onlar beni işten eve, evden işine giden biri biliyor!” dedi...


Konuşmamız bitince, karımla birkere daha sikiştikten sonra yatıp uyuduk. Sabah uyandığımda karım telefonda kızım Derya ile konuşuyordu. Deryaya, “Babana herşeyi anlattım, ama herşeyi!” dedi. İki saat sonra Derya erkek arkadaşı Klaus ile geldi. Derya yanıma oturup yanağımdan öptü, “Benim anlayışlı babam!” dedi. Beni Klaus ile tanıştırdı. Klaus hoş bir çocuktu, babasının yanında kuaförlük yapıyormuş. Klaus bana, “Akşama mahsuru yoksa babam da gelmek ve sizinle tanışmak istiyor!” dedi. Ben de, “Gelsin tanışalım!” deyince, karım gülümsedi.

Akşama, Manfred büyük bir çicek yaptırmış, bir şişe de şarap almış, geldi. Onunla da tanıştık, oturup sohbet muhabbet derken vakit geç oldu. İkizler zaten Kemalde kalmışlardı. Derya Klaus ile odasına çekildi. Ardana 10 dakika geçmedi, Deryanın odasından sikiş sesleri geliyordu. Mutfağa birşey almak için gider gibi yapıp, Deryanın kapısının anahtar deliğinden içeri baktım, Klaus Deryayı bacak omuza yapmış sikiyordu. Sanki mutfakta aradığımı bulamamış gibi yapıp, karımı yanıma çağırdım. Karım yanıma gelince, “Anahtar deliğinden bak, Klaus Deryayı nasıl sikiyor!” dedim. Karım bakıp yanıma geldi, pantolonumun üstünden kalkık sikimi avuçlayarak, dudaklarımız birbirine kenetlendi. Mutfakta biraz öpüştükten sonra karıma sordum, “Mannfred ile sikişmek istiyormusun? İstiyorsan yapabilirsin!” dedim. Karım yüzüme baktı, “İstiyorum, ama ikinizle birden! Derya ile Klaus birazdan Discoya gidecekler zaten!” dedi. “Tamam olur!” dedim, içeri geçtik...

Az sonra Derya ile Klaus sikişlerini bitirmişler, “Biz dışarı çıkıyoruz!” dediler ve gittiler. Onlar çıkınca karım gelip kucağıma oturdu, ben de eteklerini yukarı sıyırıp bacaklarını okşamaya başladım. Karım çağırınca Mannfred de yanımıza geldi, karımın bacaklarını ayırıp amını yalamaya başladı. Sonra kalkıp yatak odasına geçtik, orada Mannfred ile birlikte sabaha kadar karımı siktik. Karım da, biz de haşat olduk.

Bundan sonra haftada bir kere buluşup, böyle sikişme kararı aldık. Bu arada da karım bana sikmem için tanıdığı birkaç karı getirdi. Bunlardan birisi de kardeşim Kemalin karısı Hülya idi. Hülya da, “Kardeşin iyi sikemiyor, ben de ara sıra başkasına veriyorum!” diyordu. Sizin anlayacağınız, bir karı yaraksız kaldı mı, çaresini bulur siktirir kendini!


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Lezbiyenlerin Daracık Amcıkları

Gönderen Admin 24 Mayıs 2012 Perşembe 0 yorum

Günlerden Cuma, işten gelip dinlendikden sonra, hava almak icin bisiklete atladım, 6 km. ilerdeki merkeze geze geze gittim. Günlerdir yağan yağmur ara vermişti, bundan faydalanmak için meydandaki Cafe’ye oturdum. Garsona içeceğimi söyledikten sonra etrafta olan biteni seyrediyordum. 4-5 metre ilerdeki çapraz masada iki kadın oturuyordu. Birbirlerine sarılacak kadar yakın oturmaları, bunların Lezbiyen olabileceklerini aklıma getirmişti. Fazla sürmeden tahminim doğrulandı, birbirlerinin gözlerinin içine baka baka dudaktan öpüştüler. Almanyada eşcinsellik yıllardır yasal olduğundan, Mainz şehrinde de bunlara alışmıştık artık. Yollarda elele dolaşanlar, sokakta öpüşen eşcinseller, toplumun bir parçası olmuş, bizler de bunları şaşırmadan varsayıyorduk.

Yalnız bu Homo’larda birşeyin farkına varmıştım, çiftlerden biri zayıf (narin), diğeri güçlü, sanki erkek gibi, görünüşleri farklı olurdu. Nitekim bu ikilinin de biri bakımsız, biraz erkek tipli, altında bol bir Jeans pantolon, üstünde 3 numara büyük Sweatshirt’ün içinde, çekici bir kadından başka herbirşeye benziyordu. Aslında yüz hatları olsun, zayıf fiziği olsun, bakımlı olsa, güzel kadın denilebilirdi. Ama diğeri, şeker gibi tatlı ve çıtıpıtı idi. Mavi mini elbise üstünde, altına kalın siyah çorap giymiş, dizkapağının üstüne kadar varan yüksek topuklu deri çizmesi, çok seksi Görünüm yaratmıştı. Saçları enseden biraz aşağıda, kıvırcık ve vahşi şekilde, kocaman güneş gözlüğü ve uçuk renge boyanmış dolgun dudakları da genel görünümü tamamlıyordu. İnsanın içinden, “Kalk kız gidip nikahlanalım!” diyesi geliyordu. Birde ara ara sağa sola başını savururken parmaklarıyla saçlarını taraması, bazı şimarık mimikleri, çizdiği genel tablonun tuzu biberi oluyordu. Bu ikili etrafı hiç umursamadan sohbetlerine ve öpüşmelerine devam ediyorlardı. Çirkin olanı, güzelden gözünü ayırmıyor, hatta onu zorla sahiplenmek ister gibi bir tutum sergiliyordu.

2. içeceğim geldiğinde bütün cesaretimi toplayıp masalarına gittim. “Merhaba adım Ercan, müsade ederseniz sizlerle sohbet etmek istiyorum.” dedim. Çirkin olanı (Gisela) daha karşı gelemeden, çıtır olanı (Juliet), “Buyur otur!” dedi ve kendilerini tanıştırdı. Gisela bundan memnun kalmasa da, Julieti kıramıyordu. Havadan sudan konuştuktan sonra, asıl beni ilgilendiren soruyu, neden, Lezbiyenliği seçtiklerini sordum. Gisela sert tavırla, Erkeklerin kadınlarını anlamadıklarını, kadınlarının isteklerini hiçe sayıp, sadece kendi zevklerini düşündüklerini, ellerinden gelse tüm kadınlarla beraber olmak istediklerini, eşlerini saymadıklarını anlatıyor ve anlattıkça da harareti yükseliyordu. Belli ki, bir erkek tarafından ihanete uğramıştı.

Juliet ise, küçük yaşta üvey babası tarafından sekse zorlandığını, 17 yaşındayken de bir arkadaşı bunu içki ve hapla uyuşturup kullandığını ve şimdi Gisela sayesinde yavaş yavaş sekse karşı yeni yeni ilgi duyduğunu anlattı. Yaşadıklarına üzüldüğümü, tercihlerine saygı duyduğumu, ama yinede herkes eşcinsel olursa insanların neslinin tükeneceğini dile getirdim. Sohbet oldukça ilerlemiş, meşrubat yerini kokteyller ve biralar almıştı. Hava kararmış, Cafe de artık boşaldığından, sahibi kapatmak istediğinde, Juliet, sohbetimizin güzel olduğunu, istersem evlerinde devam edebileceğimizi söyleyince, ertesi günü işim olmadığından teklifi kabul ettim. Herkes kendi hesabını ödedikten sonra, yakın olan dairelerine vardık...

Daire Stüdyo Penthouse biçiminde büyük tek oda, mutfak odaya dahil, modern döşenmiş, kocaman bir yatak ortada, üstünde tüylü battaniye, birkaç şişme koltuk ve yemek bölümünden mevcuttu. Loş bir ışığın eşliğinde mumlar yakıldı, üstüne kokulu sıvı tabağı koyuldu, ardından köpüklü şarap açıldı. Ben koltukta yer almıştım, bunlar yatak üzerine rahatça yerleştiler, biraz sohbet ettik. Gisela, bana soğuk davranmasının sebebini, erkeklerin onlara hep ‘Sizi sevişirken seyretmek istiyorum!’ gibi sapık tekliflerde bulunduklarından kaynaklandığını söyledi ve benim öyle olmadığımı, gayet doğal olduğumu belirtti. Aslında eve erkek almadıklarını da ekledi. Ben de teşekkür ettim. Böylelikle Giselayla da aramız biraz yumuşamıştı.

Daha sonra bunlar gittikçe rahatlaşıp, mumların ışığı ve kokusunun yarattığı muazzam erotik ortamda öpüşüp, yalaşmaya başlamışlardı. İtinayla sevişmeleri, birbirlerini yeni keşfetmiş gibi okşamaları, tek tek üzerlerindekileri çıkartırken çıplak kalan yerlerini özenle emip koklamaları, için için iniltileri, beni müthiş tahrik ediyor, sikim pantolonumu patlatacak şekilde baskı yapıyordu. Piyangoda büyük ikramiye bana vurmuş, bunları canlı canlı yaşıyordum. Kendime de, (Aman oğlum Ercan dikkat et, herhangi bir yanlış hareketin, lafın, bu rüyayı bozar, kendini dışarda bulursun!) diyordum...

Benim kahramanlarım artık tamamen çıplak kalmışlardı. Gisela ufak memeli, ama rahat 2 santim (!) uzunluğunda meme uçlarına sahipti. Bunlar Julietin ağzında dimdik olmuşlardı. Simsiyah kıllı amının yırtmacı bile gözükmüyordu. Bana adeta show yapıyorlardı. Juliet giyinik ayrı güzel, çıplak apayrı bir güzeldi. Hafif esmer, balık etli, tek kelimeyle harikaydı. Avuç dolusu memeler, dolgun kalçası, harika bacakları vardı ve amının kıllarını temizlemiş, sadece üstünde kalp modeli bırakmıştı. Kudurmak üzereydim. Gisela sırtüstü yatan Julietin bacak arasına yerleşmiş, amını yalıyor, arasıra da dimdik olan meme uçlarını içine çekiyor veya dudaklarını etrafında gezdiriyordu. Julietin bundan müthiş zevk aldığı iniltisinden, derin derin ‘Ohhhh!’ çekmesinden bellli oluyordu...

Bir ara Juliet Giselayı yukarı çekti, kulağına birşeyler fısıldadı, o da başını sallayarak onaylayınca, bana dönüp, “Aramıza gel!” diye emir verdiler. Guiness Rekorlar kitabına girecek rekor zamanda üstümdekilereden kurtulmuş, keserin sapı gibi dimdik yarağımla aralarında yer alıp, iki Lezbiyenin ortasındaydım. Üçümüz de diz üstü oturuyorduk, kadınlarımın sırtlarını okşuyor, ordan aşağı inip kalçalarını avuçlayıp, arkadan vıcık vıcık am dudaklarını parmaklarken, Julietin muhteşem ağzına yapışmış, dudaklarını emiyordum. Gisela da sikimi kavramış, sikime 31 çeker gibi boyunu ölçüyordu. Gisela Julieti ensesinden kavrayıp, “Senin ne istediğini biliyorum!” dedi ve Julietin başını sikime doğru götürüp, sikimi ağzına soktu. Juliet yarağımı yarısına kadar kapmış, dilini mantarımın etrafında gezdirip, ufak ufak gelip giderken, arasıra başını eğip bana bakıyor, benim mutlu ifademden cesaret toplayıp dahada güzel emiyordu.

Acaba önce hangisinin amına soksam diye düşünürken, Juliet sikimi yalamayı bırakıp, önüme yatıp, bacaklarını ayırdı ve “Lezbiyenlik güzel olsa da, şimdi sikilmek istiyorum!” dediğinde, borumu amcığına dayamış, yaydan çıkmış ok gibi içine döşemiştim. Derinden ohlaması Giselayı kıskandırmış olmalı ki, bir hamleyle Julietin ağzına oturup, kıllı amını ağzına dayadı. Galiba bu da Piyango biletimin extrası olsa gerek, yumuşak amı dipleyerek sikerken, birde karşımda domalmış göt duruyordu. Julietin çığlık sesleri Giselanın amında kaybolurken, Gisela titreyerek orgazmlar yaşıyordu. Julieti sert hamlelerle pompaladıkça, sanki nefesi kesiliyor, üst üste orgazm olmaktan bitkinleşiyordu. Bu sefer Giselanın belini iki elimle kavrayıp kendime doğru çekip, Julietin amından çıktığım gibi Giselanın önümde hazır domalmış kıllı amına, “Sen de sikimden nasibini al!” diyerek, dibine kadar geçirdim. “Mein Gott!” diyerek çığlığı bastı. Bu daracık kıllı amcığa ancak sadece 3-4 kere gidip gelebildim, hayvan gibi bağırarak derinlerine döllerimi fışkırttım. Nefes nefese böyle biraz kaldıkdan sonra, Gisela dönüp bana, “Manyaksın sen!” dediğinde, yüzünü güzel bir tebessüm kaplamıştı.

Yaklaşık yarım saat sonra Lezbiyen kahramanlarımı terk edip, bisiklete atladığımda müthis bir yaz yağmuru koptu. Bana ne!!! Tenha caddede bisikletin direksiyonunu sağ sol yaparak, “I'm singing in the Rain!” şarkısını söylüyordum :))


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Arkadaşımın Karısının Eline Verdim

Gönderen Admin 21 Mayıs 2012 Pazartesi 0 yorum

Mrb arkadaşlar, ben ilköğretimde öğretmenlik yapan biriyim. Okulda en samimi olduğum Öğretmen arkadaşım Haluk’un karısı Necmiye ile olan ilişkimi sizlerle paylaşacağım. Okula atandığımda tanıştığım Haluk ve Necmiye çiftiyle zamanla samimiyetimizi iyice geliştirmiştik. Bunlar daha yeni evlilerdi, yaş itibariyle de aynı yaşlarda olduğumuz için çok iyi anlaşıyorduk, her konuda muhabbet ediyorduk. Bunlar beni birileriyle baş göz etmenin peşindelerdi, “Bekar bekar olmuyor, sana da birilerini bulalım, artık senin de baş göz olma zamanın geldi!” filan diyorlardı. Ama ben evlenme taraftarı değildim, daha yeni atanmıştım ve biraz maaşın tadını çıkarmak istiyordum.

İlk başlarda Necmiye o kadar da hoşuma gitmiyordu, ama tanıdıkça, biraz da abazalıktan olsa gerek, gözüme çok tatlı gelmeye başlamıştı. Bunların sex hayatlarını hayal edip, nasıl sikiştiklerini tahmin etmeye çalışarak, ara ara zevke geliyor, 31 çekiyordum. Bir gün Haluk’un memlekette bir işi çıktığından, 2 günlüğüne oraya gitmesi gerekiyordu. Bunlarla da samimiyetimiz oldukça fazla olduğundan ve bana çok güvendiklerinden, beni aradı, karısının tek başına kalmaktan korktuğunu söyledi ve 2 günlüğüne karısının yanında kalabilir miyim diye sordu. Ben tabi havalara uçarak, fırsat bu fırsat, belki bir şans doğar diye, hemen kabul ettim. Daha sonra, akşam Haluk hocayı Necmiye ile birlikte otogara bırakıp yolcu ettikten sonra, eve geçmeden önce bir lokantada yemek yedik, sonra da evlerine geçtik.

Necmiye bana, “Ben üzerimi değiştireceğim, rahat birşeyler giyeceğim, istersen sen de değiş, eşofmanlarını giy, rahat edersin!” dedi. “Tamam!” dedim. Necmiye yatak odalarına gitti, ben de onun arkasından farkettirmeden gidip, kapı deliğinden onun üstünü değişmesini izledim. Vücudu tahmin ettiğimden de güzeldi ve üzerinde çok seksi bordo bir iç çamaşırı vardı ve göğüsleri bunların altından harika görünüyordu. O an kapıyı açıp içeri girmemek için kendimi zor tuttum. Sonra ben de diğer odaya üstümü değiştirmeye gittim. Boxerla kaldım ve sikimi kaldırdım. Giyinmeyi biraz ağırdan alıyordum ki, belki Necmiye gelir, kalkık sikimi görür gibisinden. Ki tahmin ettiğim gibi oldu, Necmiye kapıyı bir anda açınca, beni boxerla gördü. Tabii kısa bir anlığına da olsa, gözleri benim kazık gibi olmuş sikime takıldı, sonra hemen özür dileyip, çıktı.

Ben üstümü giyindikten sonra mutfağa yanına gittiğimde, Necmiye çay demleyip, meyve tabağı hazırlıyordu. Beni görünce biraz utandı, ama gülerek, “Ya pardon dalgınlığıma geldi, hiç kapıyı vurmadan açtım pat diye!” dedi. Ben de gülerek işi ibneliğe vurdum, “Önemi yok, yabancı mıyız sanki?” dedim. Baktım halen gülüyor, içimden (Bu iş tamamdır, Necmiye tav olmaya hazır, biraz yıkama yağlama yapmak lazım!) dedim kendi kendime ve mutfakta oturup çay içtiğimiz yerde konuyu, bana kız bulma meselesine getirip, “Ne zaman bana bir kız ayarlayacaksın ya?” dedim. O da, “Sabret ayarlayacağız...” dedi. Ben de, “Sabrederim etmesine, ama değmesi lazım, senin gibi güzel ve tatlı birşey olsun bak, yoksa beğenmem!” dedim. Necmiye gülerek teşekür etti, “Beni beğeniyormusun?” dedi...

“Bu da sorulur mu şimdi! Fıstık gibi kızssın, her şeyin yerli yerinde, nazar değmesin! Kocan çok şanslı senin gibi biriyle beraber olduğu için!” dedim. “Hadi yaa, yalan söyleme, ben kendimi bilmiyormuyum sanki!” dedi. Ben de, “Valla çok hoşsun, seni çok beğeniyorum, tatlılık desen var, vücut desen, sexilik desen var, daha ne olsun? Ben senin gibi biriyle beraber olsam, bir deri bir kemik kalırım!” dedim. “O niye ki?” dedi. “Eee yataktan hiç çıkmayız da ondan!” dedim. Bu Necmiyenin hoşuna gitti ki, kahkaha ataraktan, “Ne terbiyesizsin sen ya, iyice azmışsın sen, sana bir an önce bir kız bulmak lazım!” dedi. “Valla şaka bir yana, hakikaten bu aralar çok azgınım, canım fena halde birileriyle beraber olmak istiyor!” dedim. “Tamam, sen merak etme, ben sana ayarlayacağım arkadaşlarımdan birini!” dedi. “İyi o zaman, sabırsızlıkla bekliyorum!” dedim.

Artık ikimiz de rahat rahat konuşmaya başladığımızdan, ben buna, “Sizin aranız nasıl? Kocandan memnun musun? Aşk hayatı nasıl gidiyor?” dedim. Necmiye de hiç çekinmeden anlatmaya başladı. Kocasını çok sevdiğini, onun gibi birini bulduğu için çok şanslı olduğundan filan bahsetti, “Ama bir sorun var, kimseye söyleme bak, aramızda kalsın!” dedi. Ben, “Tamam!” deyince devam etti, “Yatakta hiç iyi değil, performansı çok düşük. Acaba sorun benden mi kayanaklanıyor bilmiyorum. Beraber oluyorken hiçbir şey anlamıyorum, tam hoşlandığım sırada yorulup bırakıyor! Ben de Haluk kendini kötü hissetmesin diye birşey diyemiyorum, ama bir yandan da ben mutsuz oluyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kimseye de soramıyorum, söyleyemiyorum, sen bana bir akıl versene bir erkek olarak, ne yapmam lazım?” dedi.

Artık ben iyice azmıştım, Necmiye ile böyle açık açık her şeyi konuşmak beni çıldırtmış, benim yarak kazık gibi olmuş, konuşurken boşalacaktım nerdeyse. Ben Necmiyeye ufak tüyolar verdim, sex hayatlarını canlandırmak adına, Halukla sevişirken, onu cesaretlendirici, kışkırtıcı sözler söylemesini ve sevişirken neden hoşlanıyorsa onu devam ettirmesini, hemen boşalttırmamasını, sevişme sürecini uzatmasını söyledim ve “Gerekirse sen üstte, o altta kalacak şekilde pozisyon değiştir, sen onu yönlendir!” dedim. Necmiye, “Tamam, birdahaki sefere denerim! İyiki gelmişssin, valla bu konuda ne yapacağımı bilmiyordum, çok teşekkür ederim!” dedi. Ben dolaptan soğuk su almak bahanesiyle ayağa kalktım, asıl amacım benim kalkan yarrağı buna göstermek istiyordum. Ve öyle de oldu, ben buzdolabının önünde dururken, Necmiye benim yarrağa kaçamak bakışlar atıyordu, giydiğim eşofman da yarrağımı direkt belli ediyordu zaten...

Ben de Necmiyeye gülerek, “Ne o kız, nereye bakıyorsun öyle? Kocanı mı özledin?” dedim. “Ya yok, ondan değil de, seninki de epey dikkat çekici, gözüm kaydı...” dedi. Gülerek ona, “Ne yapayım, böyle muhabbetler edince ister istemez kalktı... Baksana birşey merak ediyorum, sence senin kocanınki mi büyük, yoksa benimki mi?” dedim. Necmiye ilk başta nazlandı, “Ya ne bileyim ben!” deyip geçiştirmeye çalıştı. Ben de konunun üzerine giderek, “Hadi söyle ya, bunca şeyi konuştuk ta, o mu kaldı söylemeyeceğin?” dedim. “Ne bileyim ben, daha önce başka bir erkeğinkini görmedim, ama kocamınki çokta büyük değil herhalde...” dedi. “Benimki daha mı büyük yani?” dedim. “Bilmem, seninki ne kadar ki? Eşofmandan çok belli olmuyor, ama seninki daha büyük sanki...” dedi. “O zaman göstereyim bak, kıyasla!” dedim. “Saçmalama, olmaz öyle şey, ben yapamam!” dedi. “Ya ne var yapamayacak, bir bakacaksın sadece!” dedim ve yanına gidip, direkt eşofmanımı boxerle birlikte indirdim...

Necmiye ilk başta ne yapacağını şasırdı, bakmamak için kafasını başka tarafa çevirip, gülmeye falan başladı. Ben de gülerek, “Hadi kız, ne var utanacak, sanki daha önce bir erkeğinkini hiç mi görmedin? Zaten sabahtan beri önüme meraklı bakışlarla bakıyordun, al sana direkt canlı canlı alet!” dedim. Necmiye sonra kafasını çevirip bakmaya başladı. “Nasıl, beğendin mi? Kocanınki mi büyük, bu mu?” dedim. “Hemen hemen aynı sanki, ama seninki belki biraz daha büyük...” dedi. “İyi o zaman, bak sana kocanı aratmam işte, bu iki gün! Eline almak, okşamak ister misin?” deyip, yanına doğru iyice yaklaştım. Necmiye biraz teredütte kaldıktan sonra, eline alıp benim yarrağı okşamaya başladı. O an sanki kalbim duracak sandım, kaç kez hayalleyip 31 çektiğim kadın yarrağımı eline almış okşuyordu. Ama sonra elini çekti ve “Yapmayalım! Senle böyle birşey yapmam yanlış olur!” dedi.

Ben de, “Söz veriyorum, yaşadıklarımız sadece ikimizin arasında kalacak! Ve kocan geldikten sonra asla böyle birşey birdaha yapmayız, sadece sana iki gunlüğüne kocalık yapacağım, hem pişman da olmazssın bak, benimle yaşadığın şeyler senin için büyük bir tecrübe olur, kocanla nasıl sevişmen gerektiğini, bir erkeği yatakta mutlu etmenin yollarını öğretirim!” dedim. Necmiye kabul etti, “Ama bak kimse duymayacak, yoksa mahvolurum!” dedi. “Deli misin sen? Niye söyleyeyim, ben de senle beraber rezil olurum, kendimi niye ateşe atayım?” dedim. Necmiye ikna olunca benım yarrağı tekrar eline verdim, ben ayakta dururken bunu çömelttim. Sikimi iyice sıvazladıktan sonra, buna sikimi öpmesini, sonra da dondurma yalarmış gibi yalamasını söyledim. Necmiye uslu bir öğrenci gibi dediklerimi aynen yapıyordu, itiraz etmeden. Sikimi öyle bir yalayışı vardı ki, sanki kırk yıldır sike hasretmiş gibiydi.

Sonra buna sikimi somurmasını söyledim, bu somurmaya başladı. Ben iyice zevkten sarhoş olmuştum, içimden sanki iliklerimi alıp çıkarıyolar gibiydi, kasıklarımda karıncalanmalar oluyordu. Bıraksam sabaha kadar somuracaktı nerdeyse, ama ben de dur demeye nefes kalmamıştı, sonra boşalacağımı hissedip, ağzına boşalmamak için, belki huylanır, sevişmeyi bırakır diye, bunu saçından çektim ve o anda yere boşaldım...

İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Biraz soluklandıktan sonra, Necmiyeyi ayağa kaldırıp, üzerindekileri çıkarıp, öpüşmeye başladık. Bunun dudaklarına öyle bir yapıştım ki, bırakmıyordum. O da öpüşmekte harikaydı. Sonra boynundan göğüslerine dogru öperekten indim. Bunun göğüslerini iyice öpüp yalamaya başladım. Göğüs uçları iyice sivrilmişti, zevkten inim inim inliyordu. Necmiyeyi daha sonra mutfaktaki masanın üzerine yatırıp, bacaklarını açtım ve amını yalamaya başladım. Üst üste dil darbeleri atıyordum. Necmiye artık zevktten çıldırmış bir vaziyetteydi, bacakları iyice kasılıp, karnı titriyordu, bir yandan da amı sulanmaya başlamıştı. Am suyu geldikçe ben daha da iştahlanıp, amını iyice somuruyordum. Necmiye, “Artık yeter, bitirdin beni, gir içime!” demeye başlamıştı. Ama benim hemen girmeye niyetim yoktu, onu elimden geldiğince çıldırtmak istiyordum. Bu kadar zaman beklemişim, hemen girip zevkini almak istemiyordum...

Sikimi elime alıp, bunun amının üzerinde gezdirip, aşağı yukarı yaparak amını fırçalıyordum. Sonra tekrardan eğilip amını yalıyordum. Bu artık iyice kudurmuştu, “Yeterrrr, sok hadiii, sik beni!” demeye başladı. Ben de daha fazla dayanamayıp, bunun amının içine kaydırdım yarrağımı. O anın zevkini anlatamam, yok böyle bir şey! Kendimden geçmiş, sanki transa geçmiş gibiydim ve durmadan gel git yapıyordum. Necmiye ellerini belime dolamış, tırnaklarını derime geçirmiş, zevkten çıldırıyor, altımda orgazm olurken çığlıklar atıyordu. Ben de gelmek üzereydim, kenetlendim ve bunun içine boşalmaya başladım. Ama volkan patlaması gibi, durmadan geliyordum, o kadar dolmuşum, özlemişim ki, hiç durmayacak gibi geliyordum...

Biraz sikim amında kaldıktan sonra, kalkıp birlikte duş almaya gittik. Bir yandan birbirimizi sabunluyor, bir yandan da konuşuyorduk. Necmiye daha önce hiç böyle olmadığını, gerçekten çok iyi seviştiğimi söyleyip duruyordu. Mutfakta bunun amını yalarken, amının kıllarından biraz rahatsız olmuştum, jiletle onları temizledim ve amını kaymak gibi yaptım. İyice yıkadıktan sonra bunun amını tekrardan yalamaya başladım. Ve Necmiye yine çılgınlar gibi iliyordu. Banyonun akustik etkisiyle de sesi öyle bir azdırıcı geliyordu ki kulağıma, ben bunu köpükledikten sonra ters çevirip, ellerini fayanslara dayayıp domalttım, sonra arkadan amına sikimi biraz sürttükten sonra içine girdim ve pompalamaya başladım. Sabunun da etkisiyle gir çık yaparken baldırlarımızın birbirine değerken çıkardığı ses inanılmazdı.

Banyoda Necmiyeyi sikerek 2 kez daha orgazm ettikten ve kendim de boşaldıktan sonra, tekrar yıkandık ve kurulanıp yatağa geçtik. Biraz dinlenip sohbet ettikten sonra, mutafaktan meyve tabağını getirip, dilimlenmiş meyveleri bunu göğüslerine, göbeğine ve amına dizdim, ve hepsini tek tek ağzımla alırken, bir yandan da öpüp okşuyordum Necmiyenin vücudunu...

İki gün boyunca, o yataktan yemek, banyo ve WC haricinde hiç çıkmadan seviştik, sikiştik. Hayatımın en zevkli, en heyecanlı deneyimiydi. Artık Necmiye ile beraber olmasakta, her ortamda birbirimize kaçamak bakışlar atmadan duramıyoruz!


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

İşyerimde Müşterim Zorla Götümden Sikti

Gönderen Admin 18 Mayıs 2012 Cuma 0 yorum

Herkese iyi günler  Benim adım İnci, 27 yaşındayım, boyum 1.80 ve 55 kiloda güzel bir bayanım. Ankarada bir Otomotiv firmasında çalışıyorum ve 8 yıldır bu firmada görevliyim. Bu anlatacağım olay başımdan geçeli 1 hafta oldu. İnanamadım ve hala şoktayım, çünkü herşey bir anda oldu. Aslına bakarsanız ben de istiyordum, ama bu kadar acele olacağını ve bir müşterimiz tarafından, çalıştığım işyerinde sikileceğim aklıma bile gelmezdi. Hem de götümden!

Günlerden Perşembe günü, bir araç teslimi vardı. Aracı alan kişi 25 yaşlarında, uzun boylu, yakışıklı birisiydi. Araç teslim işlemi bittikten sonra, ben satış sonrası için kendisini bilgilendiriyordum. Ama çocuk beni hiç dinlemiyordu bile, gözleri hep vücudumda ve bacaklarımda idi. Ben de ogün süper bir mini kot etek, altımda açık siyah bir külotluçorap giymiştim. Bacaklarım boyum gereği uzun olduğundan, oldukça davetkar duruyordu. Hiçbir şeyin farkında değilmişim gibi anlatmaya devam ettim. Sonra işim bittiğinde masama geçmiştim. Aracı alan çocuk elimi sıkıp, iyi günler dileyip, mağazadan çıkmıştı...

10 dakika geçmeden tekrar gelerek, araçta sorun olduğunu, emniyet kemerini taktığı halde ikaz lambasının yanıp söndüğünü, soruna bakmaları için araçı teknik servise bıraktığını ve sorun giderilene kadar burda beklemek istediğini söyledi. Normalde aracı satan başka arkadaşımdı ve o ilgilenmek için kalktı. Ama çocuk ona pas bile vermeden benim yanıma gelerek oturdu. Arkadaşım da başka müşteri ile ilgilenip kendi masasına geçti. Ben de yakışıklı çocuğa çay ikram ederek, sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken, çocuk yine çaktırmadan bacaklarıma bakmaya başladı. Ben de bunu iyice anlamıştım ve hoşuma da gidiyordu, ona frikik vermek istedim. Eteğim zaten 1 karış oldugundan, birde oturunca iyice sıyrılıyordu. Ama aramızdaki masadan dolayı, fazla birşey göremese de, emin olun, eridiği her halinden belliydi...

Derken sigara içmek istediğini söyleyerek 2 tane sigara çıkardı, “Bana eşlik edermisiniz?” diye sordu. “Tabiki eşlik ederim...” deyip mağazadan dışarı çıktık. Sigaramı yakarken elime dokunmak için elinden geleni yapıyordu. Gözleri ile de beni siktiğini anlayabiliyordum. Sigaralarımızı içerken sohbete devam ettik. Bana nerde oturdugumu ve iş çıkış saatlerimi sordu, ben de söyledim. Ama çocuk çok hızlıydı, bir yandan da bana iltifatlarda bulunup resmen asılıyordu. Ben de bundan hoşlandığımdan, teşekkür edip gülümsüyordum. Bundan cesaret alan çocuk direkt bacaklarıma bakarak, fiziksel olarak da harika olduğumu, özellikle bacaklarımın kusursuz olduğunu söylediğinde, şaşkınlığımı gizleyemedim. Ama çocuk iltiftlara devam etti. Bu sırada aracın işleminin bittiğini haber verdiler. Ama çocuk oralı bile olmadı, “Tamam!” deyip, servis elemanını sepetlemişti. Çünkü beni tam kıvama getirmişti...

Sigara içtiğimiz yer yedekparça deposunun giriş kapısının önüydü ve kapısı açıktı, arada sırada malzeme alıp çıkanlar oluyordu. Çocuk birden, “Akşam müsaitsen, seninle kahve içmek istiyorum!” dedi. Yine şaşırmıştım. Daha ismini yeni öğrendiğim biri ile kahve içmek huyum değildi, ama ben de istiyordum galiba. Çocuk konuşurken gözleri kalçalarımda, bacaklarımda ve artık dikkatlice göğüslerimde idi. Niyeti açıkça anlaşılıyordu, niyeti beni sikmekti. Bunu anlamıştım, ama bu kadar hızlı olacağını tahmin etmemiştim. Bu arada çocuğun önü de iyice kabarmıştı ve utanarak bunu gizlemeye çalıştı. Ben de gülerek önüne baktığımdan biraz kızardı. Aslında çocuğun istediği de oymuş, beni arzuladığını gösterip, beni oracıkta sikmekmiş, bütün amacı buymuş. Ama bu mümkün değildi, orda bırakın beni sikmesini, öpmesi dahi mümkün değildi...

Derken çocuk, “Bu depoda ne malzemesi var İnci hanım?” deyip, elindeki sigarayı yere attığı gibi depoya adım attı. Ben de doğal olarak yanında yürüdüm. İçeri girmiştik ki, kapıyı sert bir şekilde kapatıp, kilitledi. Korkmuş ve şaşırmıştım, “Neler oluyor?” dememe kalmadan, ellerini kalçamda hissettim. “Ses çıkarma, seni aşırı derecede istiyorum, beni müthiş azdırdın!” dediğinde, ürkmüştüm. “Yapmayın lütfen, burası yeri değil!” dememle cesaretlenip, “Biliyorum aşkım haklısın, sakin ol, sadece o muhteşem kalçalarına dokunmak ve öpmek istiyorum, işimiz çok kısa sürecek!” dedi. Ama ben yalvarıyordum, “Yapmayın biri görür, rezil olurum, işten kovulurum!” diyordum. Ama dinleyen kim?

Ellerini kalçama sarmış ve okşayarak, “Senin de istedigini biliyorum yavrum, naz yapma!” dediğinde güldüm ve “Tamam istiyorum, ama burda değil!” dedim. “Sabret aşkım, müsait yerde seni bas bas bağırtacam, doyuracam seni, ama şimdi sen beni bir doyur, çok azdırdın beni, bu nasıl bir kalça, bu nasıl bir etek böyle!” dediğinde, tebessüm ettim. Mutlu olmuştum, hayatımda ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. İstemeden de olsa birini kendime arzulatmak, benim de ıslanmama sebeb olmuştu. Sonra birden hızlıca arkama eğilip, “Hafif duvara yaslanıp, domal aşkım!” dedi. Ben de acele edip, bir an evvel burdan çıkmak istediğimden dediklerini harfiyen yapıyordum...

Zaten minicik olan eteğimi belime toplayıp, külotluçorabımı aşağıya sıyırdıktan sonra, tangamı yana çekerek, amımı ve göt deliğimi karışık olarak yalaması, beni adeta uçurmuştu. Nefesimi tutuyordum ve sesim bile çıkmıyordu. Ama ne yalamak! Adeta somuruyordu! Dilini amıma sokar gibi yapıp, beni dahada azdırıyordu. Sonra birden dilini göt deliğime sokup çıkarmaya başladı. O kadar hoşuma gidiyordu ki, “Tut beni!” dedim. Dermanım kalmadı, boşalacaktım. Ve beni tutmasıyla sarsıla sarsıla, ağzına yüzüne boşaldım. Ayakta duramıyordum.

Sonra beni tutarak kendisi hızla ayağa kalktı. Ne olduğunu düşünürken, fermuar ve kermerin açılma sesiyle arkamı döndüm, pantolonunu indirmiş, Boxerla duruyordu. “Neler oluyor?” dedim. “Ben seni boşalttım, sıra sende güzelim, al ağzına!” dedi. Acele ettiğimden hemen eğildim önüne, Boxerını aşağıya çektiğimde, yarağı yüzüme öyle bir çarptı ki, gözlerime inanamadım. Kendi kendime, (Bu ne yaaa?) demişim. Yok böyle bir alet! Filmlerde görürdüm, zenci aletleri tıpkı öyleydi. “Hadi!” demesiyle kendime geldim, ağzıma almaya çalıştım, ama kafasını anca alabiliyordum, çünkü küçük ağzı olan biriydim. Başımdan tutarak yineledi, “Hadi!” dedi. Alabildiğim kadar aldım, ama demeden de edemedim, “Tanrı aşkına, bu nasıl bir alet yaa? Bunu alan var mı?” dedim...

Gülerek, “Olmaz mıııı!” dediğinde, ben de güldüm. Ama biraz sonra o kocaman yarağı bana sokacağını bilmiyordum tabii. Bana ayağa kalkmamı söyledi, kalktım. Eline tükürerek sikine sürdü. Ben olanları hayretle izleyerek ne yapacak diye bekliyordum. Beni döndürüp, arkamda yarrağını hissedince anladım ki sikecekti. Hemen elimi arkaya attım, sikini tutarak, “Yapma ne olur, bunu alamam, bu bana girmez, bu çok büyük ve kalın!” dedim, çünkü amım küçük ve saysam daha 6 yada 7 kere anca sikilmişti. “Alırsın aşkım, kendini sıkma, serbest bırak, hadi bir an önce bitirelim de gidelim!” lafıyla kendime geldim, “Tamam!” dedim...

Elini amıma atıp zevk sularımla oynayarak, göt deliğime dokununca iyice ürktüm, “Dur, ordan kesinlikle olmaz, sen delirdin mi yaa?” diyerek sinirlendim. Ama çocuk ne dese beğenirsiniz? “Dışarda göt çoooook, ama böyle göt yok!” dedi. Beni iyice korku sarmıştı ve gözlerim dolarak, “Yalvarırım bırak gideyim, mesaiden sonra dışarda buluşalım, rahat bir yerde yap!” diye kurtulmaya çalısıyordum. Ayrıca ofisten çıkalı yarım saat olmuştu, birisi anlayacak diye de ödüm kopuyordu. Ama çocuk kafasına koymuş beni oracıkta sikecekti, hem de götümden. Bu aklıma geldikçe sinirden deliriyordum...

Derken birden sikini göt deliğime dayadığında, sıcaklığından etkilenerek, “Yavaş yap ne olursun, bu ilk olacak, yalvarırım yavaş!” diyebildim. O da kulağıma, “Tamam aşkım, sen kendini kasma, çok hoşuna gidecek!” diyerek, beni ilk götsikişime hazırlıyordu. Bir eli de amımı kurcalarken, ben artık su gibi olmuş ve direnmeyi kesmiştim. Sikinin kafasıyla göt deliğime fırça yapar gibi sürterek beni daha da azdırıyordu. İşini çok iyi yapıyordu. Sonunda sikinin kafasını götüme geçirmesiyle kendimi öne atmak istedim, ama beni öyle bir tutmuştu ki, bir eli göbeğimde, bir eliyle de ağzımı kapamıştı, yani hazırlıklydı kaçmamam için. O anki can havliyle elini ısırdım. Ama çocuk banamısın demeyerek öyle durdu. Hemen kendime gelerek kısık sesle, “Çıkarrrttttt, yalvarırım çıkarttt, yırttın!” dedim...

Çocuk içimde öyle hareketsiz beklediğinden acı azalmıştı ve yine kulağıma, “Az kaldı aşkım sabret, işin zor kısmını hallettik!” diyerek bekledi. Aradan 1 dakika geçmeden 1-2 milim daha soktu, yine aynı acıyı duydum. Ama nafile, çocuk bırakmıyordu. Kendimi iyice sıkarak, “Bitir artık ne olur, çok acıdı, yalvarırım bitir artık!” dediğimde, çocuk sikinin dışarda kalan kısmını tek seferde öyle bir soktu ki, siki ağzımdan çıkacak sandım ve o anda çığlığı bastım. Hemen ağzımı kapatarak, “Sakin ol aşkım! Bak nerdeyse köküne kadar aldın!” dedi. Gözlerimin önü kararmış, beynimde şimşekler çakmıştı, acıdan başka birşey hissetmedim, götüm uyuştu resmen. Çocuk ise aldırmadan, bir yandan beni tutmuş, bir yandan pompalamaya başlamıştı bile. “Hepsini sokma ne olursun, hepsini sokma!” diye yalvarıyorum. Beni duymuyordu bile, tamamını sokup çıkarıyordu...

“Ohhh aşkım daracık götün var, çoook göt siktim, ama bukadar darını ilk defa sikiyorum!” diyerek, deliğimin darlığına daha fazla dayanamadı ve öyle bir boşaldı ki, sanki götümün içinde bir volkan patlıyordu. İçime ılık ılık boşalıyordu, ama oluk oluk akıyordu. Hemen çıkardı sikini götümden, beni çevirip, önüne çömelterek, yalamamı istedi. Her an birileri gelebilirdi, hemen dediğini yaptım, ağzıma alarak bir güzel temizledim. Sonra o pantolunu çekti, ben de külotluçorabımı çekerek, eteğimi indirdim. Bana teşekkürler ederek, iltifatlar yağdırarak, beni öptü, bana aşık olduğunu, devamını istediğini söyledı. Ama o anda benim tek derdim ofise, masama dönmekti. Ben de ona teşekkür edip, “Sonra görüşürüz!” diyerek depodan çıkmak istedim, ama daha ilk adımda sendeledim. Hemen beni tutarak güldü, “Aşkım bu yarrağı götten yeyipte hemen yürüyen kimseyi görmedim!” dedi. İnamıyordum, dediği gibi yüreyemiyordum, götümün yanakları sanki ayrık ve göt deliğim açık duruyordu. Ve öyle bir acı vardı ki...

Çocuk, “Götünün sızısı geçince ara beni aşkım!” diyerek, arabasına bindi gitti. Ben de zorla da olsa masama geldim. Herkes nerede kaldığımı sorunca, “Eski bir arkadaşımla kapıda karşılaştık, lafa dalmışız!” diyerek geçiştirdim. Ama sandalyeme oturmamla, kalkmam bir oldu. O gün götümün acısından akşama kadar ofiste ayakta kalarak vakit geçirdim.


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Merhaba ben Ankara’dan Tülay. 45 yaşında bakımlı ve güzel bir bayanım. Geçen yıl Afyon’a Termal tatil için güzel bir otele kocam ve 2 çocuğumla beraber gittik. Arabayla gece yolculuğundan sonra otele ulaştık. İşlemlerimizi yaptırdıktan sonra odamıza yerleştik. Çocuklar uykuları olduğunu söyleyip yattılar. Kocam da araba kullanmaktan yorulmuştu ve biraz odada dinlenmek istedi. Ben se kendimi hemen sıcak sulara bırakmak istiyordum. Yeni aldığım siyah bikinimi içime giyip, Trmal banyoların yolunu tuttum. Aşağı inince oteli öğrenmek amacı ile gezmek istedim. Restaurant nerdedir, barlar nerdedir diye...

Daha alt kata inince ‘Spa ve Hamam’ levhasını gördüm. Masajı sevdiğim için ilgimi çekti ve fiyatları öğrenmek için hemen oraya yöneldim. Spanın girişinde güzel bir bayan vardı. Onunla selamlaştıktan sonra bilgi almaya başladım. Nerede ne var anlattıktan sonra dolaşmak için yanından ayrıldım. Hamam bölümüne geçtikten sonra kapının dışına gelen gülüşme sesleri dikkatimi çekti ve kapıyı yavaşça açtım. Ortadaki göbek taşının üstünde Turist bir kız çıplak bir vaziyette uzanmış, genç ve yakışıklı sayılabilecek belinde peştamalıyla bir erkek te üstüne köpükler atıp vücudunu ovmaktaydı. Kapının açıldığını duyunca, gülüşme meraklı bir bakışa yerini bıraktı. Ben de şaşırarak, ne zaman müsait olacağını sorabildim. Genç adam hemen kendini toplayıp, bana dışarıdaki soyunma dolaplarından birine bikinimi koyabileceğimi, oradaki temiz peştamallardan birini örtünmemi ve 5 dakika sonra müsait olacağını söyledi.

Şaşkınlığımı üstümden atıp, hemen soyunma odasına geçtim. Temiz bir peştamal aldıktan sonra, üstümdeki minik 2 parçadan oluşan bikinimi çıkarıp, peştamalı sardım ve hamam kısmına geçtim. Aklımda en ufak cinsel bir duygu yoktu. Genç adam, az önceki çırılçıplak Turist kıza su döküp duruladıktan sonra, sarması için yeni bir peştamal vererek hamamdan gönderdi. Ben de kurnanın yanına oturup, göbek taşını temizlemesini ve benim için hazırlamasını bekledim. Göbek taşına temiz bir peştamal serdikten sonra, başımın altına koymak için katlanmış bir peştamal koydu ve beni çağırdı. Ben tam uzanırken, bana üstümdeki peştamalı çözmemi söyleyince ben yine şaşırdım ve “Nasıl olur? Ben evli bir kadınım! Bayan masör yok mu?” diye sordum. Ne yazık ki bayan masörün o gün izinli olduğunu ve istersem yarın gelebileceğimi söyledi...

Arabada her yerim tutulduğundan masaj yaptırmadan gitmek istemiyordum, “Tamam o zaman, durumumu sana söyledim, Turistlere göre değil, evli bir bayana yakışacak masaj yap!” dedim. “Siz merak etmeyin bayan!” diyerek, bana yüzükoyun yatmamı söyledi. Sonra dışarı çıkıp geldi. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “Görevliye içeride evli Türk bayan var, içeri kimse girmesin diye tembihledim!” dedi. Yanıma yaklaşarak, peştamalı hafifçe çözerek su dökmeye başlayınca, sıcak suyun etkisi ile rahatlamaya başladım ve gözlerimi kapatarak kendimi genç adamın hareketlerine bıraktım. Aslında bayağı yakışıklı ve atletik bir vücudu vardı. En azından o masaj yaparken ben de fantezi kurarım diye düşündüm. Bunun ne zararı olabilirdi?

Üstüme bolca köpük yaptıktan sonra benimle konuşmaya başladı. Bu arada elleri sırtımda dolaşıyor ve beni gevşetiyordu. Ben de gözlerim kapalı, bu yakışıklı tarafından sikildiğimi düşlemeye başlamıştım. Daha önce kocamı hiç aldatmamıştım, ama zararsız fantazileri hep kurardım. Elleri vücuduma dokundukça amımın ıslandığını hissediyordum. Karşılıklı tanışma sonrasında, ben az önceki Turist kızın sesinin dışarıdan duyduğumu ve ne olup bittiğini merak ettiğimi söyledim. İsminin Atalay olduğunu öğrendiğim genç adam bana, biraz suskunluktan sonra, dokunduğu yerler için Turist kızın o sesleri çıkardığını söyledi. Gülerek, “Nerelerine dokundun da bu sesleri çıkardı?” diye sordum. O biraz utanarak ve kısık sesle, “Hassas bölgelerine!” diye yanıtlayınca, Ben de o zaman bana da aynı şeyi yapmasını istedim, ama bu iş temastan ileri gitmeyecekti. Atalay benim emin olup olmadığımı anlamak istercesine bakıp, “Peki o zaman!” dedi. Sadece masajın gerektirdiği kadar elleyip okşayacaktı.

Sırtımda dolaşan elleri biraz sonra ayak bileklerimde ve bacaklarımda dolaşmaya başlamıştı. Bu da çok hoşuma gitti. Biraz sonra baldırlarımdan yukarıya yavaşça elleri çıkınca heyecanlanmaya başladım. Atalay benim sessizliğimden cesaret alarak peştamalı tamamen çekip, önce popomu yoğurduı, sonra da elini amcığıma attı ve okşamaya başladı. Bense zevklenmeye ve yavaşça inlemeye başlamıştım. Aklıma dur demek bile gelmiyordu. Şimdiye kadar kocamdan başkasının eli o bölgede dolaşmamıştı. Atalay bana sırt üstü yatmamı söyleyince hemen dönüp sırt üstü yattım ve gözlerimi yumup olacakları beklemeye başladım. Yine köpük yaptıktan sonra göğüslerimi ovmaya başladı. Artık ben kesik kesik inlerken, Atalay başucuma çömelmiş bana zevk vermekle meşguldü. Göğüslerimi okşarken, “Ne güzel amınız var, daracık, kocanız pek eskitememiş!” deyince, yine hafifçe inledim.

Gözlerimi açıp Atalay’a çevirince, peştamalının altında hiçbir şey olmadığını ve yarağının kalktığını gördüm. Bu beni iyice azdırmıştı ki, tam o sırada elimi Atalay’ın yarağına attım. Başka bir erkeğin yarağını ilk kez tutuyordum. Anlatması zor bir duygu, gerdek gecesinde duyduğum heyecana benzer duygular içindeydim. Atalay yavaşça kalkıp hamamın kapısını kilitledikten sonra yanıma geldi. Ben zaten çoktan hazırdım. Atalay önüme diz çöküp yarağını ağzıma uzattı. Bu iri siki emmek ve içimde hissetmek için sabırsızlanıyordum. Hemen 69 pozisyonu aldık ve o da ıslak amıma yumuldu. Sanki ilk defa sikişecek kız gibi heyecanlıydım. Kocamın dışında ilk defa canlı bir yarak emiyor ve amımı emdiriyordum.

Atalay’ın yarağını biraz emip tam hazır hale getirince, üzerimden indi ve bacaklarımı yalayarak omzuna aldı. Yarağının kafasını amıma sürterek gezdiriyordu. O sokmak için acele etmiyor, ama ben bir an önce o siki içimde istiyordum. Amımın tam ağzına gelince kalçalarımı kaldırıp, zaten hazır olan amıma girmesini sağladım. Ben yediğim yarağın tadıyla inlemeye başlamıştım çoktan. Atalay da hareketlenip kökledi. Şimdi o kocaman sik taşaklarına kadar içimdeydi. Amımın duvarları zorlanıyor ve sanki yarılıyordu. Birkaç girip çıkmasından sonra amım da bu yarağa uyum sağlamış ve genişlemişti. Artık koca yarak rahatça girip çıkıyordu.

Muhtemelen benden önce o Turist kızı da sikmişti ve bu yüzden boşalmıyordu. Amıma her yüklendikçe ben zevkten inliyordum ve belim gelmeye başlamıştı. Çığlıklarım dışarı duyulmasın diye eli ile ağzımı kapatmıştı, ama amımı sikmeye devam ediyordu. Ben iyice çileden çıkmştım ve onu da kudurtmak istiyordum, “Hadi sik beni, senin orospunum, amımı sana sundum, onu iyice becer. Derinlere sok, hiç bir yarağın girmediği yerlere kadar geçir, yanan amımı söndür!” diye onu ateşliyordum. Atalay da, “Böyle güzel, dar ve temiz am sikilmez mi. Onu gerçek yarağa alıştıracağım, sikimin tadını birdaha unutamayacak!” diyerek hızlı hızlı pompalıyordu...

Geleceğini anladığımda, “Kökleeeee, içimi dölle, en dibine fışkırt!” diye inlemeye başladım. Biraz sonra Atalay gelmeye başladığında, ben kaç kere belimi getirdim bilmiyordum. Bu sikişme tam olmuştu ve benim adım atacak halim kalmamıştı. Atalay beğenip beğenmediğimi sorunca, kendisine bir öpücük verdim ve üstüme biraz su döküp, kendimi dışarıya attım.

Artık ben de kocamı aldatmıştım. Ama aldatmaya değdiğini ve güzel bir başlangıç olduğunu biliyordum. Artık bundan sonra daha rahat olabilecektim ve yeni maceralar yaşamak istiyordum. Bu duygularla odanın yolunu tuttum...


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Ben Ayla, 35 yaşında seks esnasında defalarca orgazm olan olay ve kolay doymayan, saatlerce sevişmeyi seven, kocasını çok seven evli bir kadınım. Eşimle hemen hemen her gece saatlerce sevişiyoruz. Her gün seks yapma isteğim oluyor, bunu engelleyemiyorum.. Daha önce hiç grup deneyimi yaşamamıştık ama kocam eşim sürekli porno sitelerinde eşler bölümünde hikayeleri okuyarak karısını başka erkeklerle seviştirenler veya eş değiştirerek sevişen çiftlerin hikayelerini okuyarak kuduruyordu.

Başka bir zevki de beni telefonda başka erkeklerle konuştururken sikmekti.Bu sadece fantezimizdi asla kendimi başka bir erkeğe vermeyi düşünmezdim,ama Doğan!la tanışıncaya kadar.Doğan,daha önce internette tanıştığı bir çiftle başka bir şehirde birlikte olan, bu anısını saniyesi saniyesine yazarak hikaye sitelerine yolladığı için birçok yeni kişiyle tanışan eşinden boşanmış bir adamdı.Onunla önce telefonda sohbetlere başlayıp, msn de birbirimizi gördük,kısa sürede çok iyi dost olduk ve artık karar vermiştim onun kalın aletini ağzıma almak,emmek, sonra da içime yerleştirmek istiyordum.Kocam zaten çok istiyordu.Güveilir bir insan olduğuna iyice kanaat getirdikten sonra buluşmaya karar verdik.

Daha sonra beklenen gün geldi bizi arabayla aldı ve doğruca otele gittik, sanki başka şehirden gelmişiz gibi yapıp, 2 tane oda tuttuk ve odalarımıza yerleştik.Daha sonra telefonlaşarak aynı odada buluştuk. Kocam koltukta ben de yatağın üzerinde oturuyorduk,Kalbim heyecandan çarpıyordu, çok heyecanlıydım,o içeriye girdi, gülümsedi yatakta benim yanıma oturdu, düşünebiliyor musunuz kocamın yanında yatakta başka erkekle birlikteydik, müthiş heyecan verici bir duyguydu. Uzanıp dudaklarımdan öpmeye başladı, uzun süre dudaklarımızı ayıramadık, sanki yıllardır birbirimiz bekliyormuş gibi öpüşüyorduk, beni elleriyle soydu, önce bluzümü, sonra sütyenimi, parçalarcasına çıkarttım, sonra yatağa uzandı bir yandan memelerini öperken eteğimi sıyırıyordu, bembeyaz kar gibi ve balık eti bir vücudum vardır. Siki hemen taş gibi olmuştu, ben de onu soydukça sikinden gözümü ayıramıyordum. Boyu aynı kocamınki kadar fakat kalın beyaz bir aletti. En son kilotunu indirerek aleti serbest bıraktım, ellerimle yarağına dokunduğum an müthişti…

O da elini amıma uzattı, sırılsıklamdı, zaten amımın sürekli ıslandığını,sürekli seksi düşündüğümü doyumsuz olduğumu söylemiştim. Kalçalarımı ona dönerek sikini ağzıma aldım, aletin başından süzülen ilk kayganlık sıvılarını dilimle alıyor, sikini ağzıma sokuyor çıkartıyor, bazen de yandan dilimle dondurma yalar gibi yalıyordum,kocam bir ara gözümüze ilişti ,kalakalmıştı heyecandan Doğan bizi seyrederek 31 çekmesini söyledi, o da heyecanından kurtulup, koltukta sikini çıkartarak 31 çekmeye başladı,ben uzun süre aleti yaladım,yalamayı çok severim,Doğan da aynı anda kalçalarımı okşuyoramımı yalıyordu, bir an önce içime girsin istiyordum kendimi zor tutuyordum, Beni çevirerek yatağa bastırdı bacaklarımı araladı ve aleti amcığın önüne yerleştirdi, sanki bir mıknatıs siki içeri giriyordu, alet kendiliğinden kaydı ve içeri girdi, o an müthişti inanılmaz bir durumdu, kocamın yanında beni sikiyordu. Kocamdan farklı olarak Doğanın siki çok sıcaktı ateşi amımı kor gibi yakmıştı.Bu kadar sıcak bir sik olabileceğini hiç düşünmemiştim. ikimiz de zevkten ölüyorduk, en dibe girdi,orada bekledi yarrak en dipte içindeyken dudakları dudaklarımda dilini istedim ve dilini vantuz gibi emiyordum.

O sırada amımı sıkıp bırakmamı istedi, dediğini yaptım. sikim sanki bir mengeneyle sıkıp bırakıyordum,uzun süre içimde böylece kaldı, daha sonra ritmik olarak hızlı vuruşlar yaptı, bu sırada taşakları iri olduğundan kalçalarıma vuruyor slap şlap diye sesler çıkıyordu.uzunca süre böyle siktikten sonra sikini sadece kafası içeride kalacak şekilde çekti, bir müddet sadece kafasını sokup çıkararak pompaladı,8-10 defa sadece kafasını sokup çıkartıyor sonra tek bir vuruş en dibe yapıyordu,böyle yapınca her vuruşta çığlık atıyordum, ikimiz de çıldıracaktık, en az 3 saat bu şekilde sikiştik ama hala doyamamıştık, ikimizde de büyük açlık vardı, sonra ben sanki onun karısıymışım gibi kocamı da yanımıza yatağa davet etti.

Kocam heyecandan tutulmuş kalmıştı, daha sonra anlatıığına göre; önce pişman olmuş, bunu nasıl yapabildiğini kendine sorgulamış,daha sonra karısının tanımadığı bu adamın altımda müthiş zevk aldığını görünce de mutlu olmuş, içinden nereye kadar gidecekse gitsin diyerek seyrediyormuş. Zaten pantalonu çıkarmıştı sadece üstü giyinikti onları da hızla çıkartarak yanımıza geldi, Ben Ayla yani karısı ortada çırılçıplak vaziyette iki tarafında 2 erkek yaraklarını bana dayamış vaziyette bacaklarını benim bacaklarıma sürtüyorlardı. Ben de aletleri ellerimle tutup, okşuyordum. Sanki Doğan benim kocam Ahmet misafirdi, daha sonra sanki kendi karısını misafire sunar gibi benim bacaklarımı ayırarak kocama sundu, kocam yavaşça amcığıma girmeye başladı bacak omuza yapıyordu.

Doğan da saçlarımı okşayarak dizlerinmin üzerinde yarağı ağzımna yerleştirdi,müthişti aynı anda bir erkeğin yarağını emiyor diğerini içime alıyordum bir müddet sonra dudaklarımdan öpmeye başladı, kocam öylece bir süre sikti,Doğan dışarıda kalmaktan sıkılmış olacaktı ki,Ahmet ben yine sikmek istiyorum sen nasıl olsa hergün sikiyorsun, karının tadına doyamadım çekil yine ben sikeceğim dedi,kocam ona hak vererek tekrar yan tarafa çekildi.Kocamın yarağı henüz çıkardığı ıslak amcığa tekrar o sıcacık yarağı yerleştirdi. Ten uyuşmamız mükemmeldi , içeriye her girdiğinde sanki yanan bir şömineye su boşaltınca coooozzz etmesi gibiydi, ikincisi de birbirimizi çeken mıknatıs gibiydik,asla birbirimizi bırakamıyorduk, sanki ikimiz tek kişi olmuştuk. Uzun süre bu şekilde neredeyse her poziyonda sikiştik, defalarca orgazm olmuştum,sayısını hatırlayamıyordum daha sonra hayatında hiç bu kadar çok sayıda orgazm olmadığımı ona söyledim.Seviştikten sonra üçümüz birlikte yatakta yattık, sohbet ettik, müthiş bir duyguydu. Daha sonra giyindik ve yemek yemek üzere otelden ayrıldık, bir hafta kendime gelemedim , sanki rüya görmüş gibiydim, içimden iyi ki bunu yaşadım diyordum,hayatım boyunca unutamayacaktım, hayatımın en mutlu günüydü diyebilirim, o da aynı duygular içindeydi, bu inanılmazı yaşamaktı.

Kocam beni daha çok seviyordu,çok mutlu olmuştu. Bu olay 1 sene kadar önceydi ve yazdıklarım tamamen eksiksiz olarak yaşandı.Daha sonraki günlerde defalarca birlikte olduk, şu anda da birlikteyiz, istediğim zaman Doğan beni alıp otele götürüyor ve sevişebiliyoruz.Kocamdan sonsuz izinimiz var. Bazen de akşamları üçümüz buluşuyoruz, arabanın arka koltuğunda beni sikerken kocam da ön koltukta bizi seyrederek ve dinleyerek 31 çekiyor.Onu kudurtmak için Ahmet karına yerleştiriyorum, karını sikeyimmi, sikimi çok güzel yalıyor, gibi cümleler kuruyor.Onda ayrıldıktan sonra da evimize giderek sabaha kadar sevişiyoruz.Kocamın yanında benimle Sikişti


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

İçimdeki Orospuluk Açığa Çıktı

Gönderen Admin 16 Mayıs 2012 Çarşamba 0 yorum

Sırayla 5 bayan, ayda bir, birimizde kahvaltı partisi yapardık. O gün 4 arkadaşımla beraber, Filiz ablaya kahvaltıya gitmiştik. Filiz ablamız 44 yaşında olduğundan yaşça hepimizden büyük, ama yaşını göstermeyen, daima güleryüzlü, tombul, genelde hep mutlu tanıdığımız ve çevresine mutluluk veren biriydi. Bazen kendisiyle bukadar barışık olan bu kadının mutluluk sırrını merak ederdim. Neyse, kahvaltıdan sonra, çaylar içildi, sohbet eşliğinde kahvelerimizi de içtikten sonra, benden hariç herkes gitmişti. Kocamın ve çocuklarımın eve gelmesine daha çok vardı, o yüzden ben biraz daha kalmıştım...

Filiz abla bana, “Necla sen TV’ye takıl, ben masayı toplayım, sonra birer kahve daha içeriz!” dedi. Ben de kumandayı aldım elime, kanalları yoklarken yanlış uyduya girmişim, birden porno kanalı açıldı ve adamın birinin kadına tam sikini sokması koca ekrana gelmişti. Panikleyip, delice tuşlara basıyor, o uydudan çıkmak istiyordum, ama nafile, sanki uydu alıcısı kilitlenmişti. Tam o arada Filiz abla mutfaktan geldi. Benim perişan halimi görünce kahkayı bastı, “Bu kanalda işin ne kız? Yoksa sen de benim herif gibi böyle şeylere mi meraklısın?” dedi. “Ya abla sende yani, bilerek mi açtım sanki?” dedim, ama çok utanmıştım...

Filiz abla kumandayı alıp, ekranda sikişenlere son kez bakıp, “Adamınki de güzelmiş, aynı benim herifinkine benziyor!” dedi ve kanalı değiştirdi. Hakikatten adamın siki güzeldi, orta boy, kalın ve dimdikti. Utanmıştım, ama böyle bir filmi ilk gördüğüm için, aynı zamanda hoşumada gitmişti. “Aman abla, sende amma yaptın, Hıdır abim 48 yaşında, yoksa eski halinden mi bahsediyorsun?” dedim. “Olurmu kız, Hıdır eski halinden hiç taviz vermedi, tam tersine cinsel hayatımız dahada kaliteli olmaya başladı!” dedi. “Nasıl yani?” derken, aklımdan bizim evdeki halimiz aklıma geldi. Oğlumdan sonra 8 yıl önce kızımız dünyaya geldikten sonra, eşimin istek gücü bayağı zayıflamış, bazen 2 ay kardeş gibi yanyana yatardık, ben de artık bu duruma alışık olmuştum, hiç bir istekte bulunmuyordum...

Filiz abla anlatmaya devam ederek, “Eskiden yaptığımız hızlı ve kısa sevişmelerden daha ziyade, şimdi uzun uzun sevişip, ilişki arasında fantaziler kurup birbirimizi zirvelere taşıyoruz!” dediğinde ciddi olduğu belliydi. Ben yine sadece, “Nasıl yani?” diyebildim. “Bak mesela, bazen, tabi her seferinde değil, böyle bir toplantı gününden sonra, Hıdırla sevişirken, bana sorar kimler vardı diye, ben de isimleri sayarım. O da, (Hayırsız kadın, hepsini niye yolladın, birisini yatağımda bıraksaydın ya!) der!. Ben de kocamı tamamen çıldırtmak için, (Hepsini yollamadım, bak Vildanı sana bıraktım, şimdi Vildanı sikeceksin!) derim. O da hemen Vildan yataktaymış gibi bana, (Vildan hanım hoşgeldin, niye geldin?) der. Ben de Vildanmışım gibi, (Hıdır abi amım sikini çekti, sana siktirmeye geldim!) derim. O da, (Madem öyle, hemen amına takayım!) der. Sonra, (Amın çok güzel Vildan, sokuyorum bak dibine kadar girdim!) der. Ben de, (Sok Hıdır abi, sok!) derim. O da, (Dayanamıyorum Vildan, amına fışkırtacam!) der. (Fışkırt Hıdır abi, döllerini içime akıt!) derim, ve iştahla içime boşalır! İşte buna benzer çok fantaziler yaparız. Bazen de benim başka bir erkekle sikiştiğim fantaziler yaparız. Ama herşey yatakta kalır ve biter!” dedi.

Kulaklarıma inanamıyordum, böylesini ne duymuş, nede yaşamıştım. Ama muazzam tahrik olmuştum. Kaybettiğim sandığım istek duygusu birden içimi parçalamış, amım sulanmaya başlamıştı. Filiz ablanın, “Noldu kız, şok mu oldun? Yoksa aklın halen deminki sikte mi?” dedi ve yine kahkahayı bastı. Utanarak güldüm, “Gerçekten içimi kıpırtdattı abla!” dedim ve birazcık bizim yatak odasında olan bitenden bahsettim, yani daha doğrusu olmayanlardan. Bana, “Vah zavallım!” dedi, biraz durdu, sonra, “Aklıma birşey geldi kız, Hıdırıma süpriz yapmak istiyorum, sen şimdi gidip soyunup yatağa yatacaksın, birazdan o da gelir seninle ilgilenir!” dedi. İşte buna şok olmuştum, “Saçmalama abla! Söylediğin ne biçim bir laf öyle?” dedim, ama gerçekten kızmıştım...

“Bak güzelim, 32 yaşındasın, şimdiden hayata küsmüş gibisin, hem sen biraz zevk, heyecan ve kadınlığını yaşarsın, hem ben de Hıdırımın en büyük arzusunu, fantazisini gerçekleştirmiş olurum!” dedi. “Asla yapamam ve yapmam!” dediysem de, o ısrar ettikçe bu fikre yatkın oluyordum. O da ne yaptı etti, sonunda bana kabul ettirdi ve öocuk gibi sevinerek, “Yaşasın!!! Bakalım bizim Hıdır bey fantaziden ileri gidebilecek mi?” dedi...

Üst kata çıkıp, çırılçıplak soyunup, yatağa girmiştim. Tahminen ateşim 45 derece vardı. Yorganı kafama çektim. Tanrım, ben burda yabancı bir yatakta çırılçıplak neler yapıyordum? Yorganı tekrar indirdim, vazgeçmeyi kafaya koymuştum, tam giyinip gitmek isterken kapı açıldı, Hıdır abi içeri girdi. Beni öyle görünce afallayıp kaldı. Yaklaşık 1 dakika kadar taş kesilmiş heykel gibi odanın girişinde durdu, sonra toparlanıp, aşağıya seslendi, “Sürprizine bayıldım karıcığım, harikasın, seni çok seviyorum!” diye ve kapıyı kapattı. “Hoşgeldin Necla hanım!” deyip, gömleğini çıkartmaya basladığında, ben başımı yana çevirmiş, deminki ateşimin yerini soğukluk almış, resmen havale geçiriyordum...

Hıdır abi soyunmuş olmalı ki, yatağa geldi, bir eliyle elimi tutarken, diğerini de yorganın altına atıp, ayağımı okşadı. Biraz olsun yumuşamıştım, ama yine gergindim. “Pişman olmayacaksın güzelim!” deyip, yanağımı hafifden öperken, sıcak nefesini yüzümde hissediyordum. Hıdır abinin sakin konuşmaları ruhumu okşuyor, gittikçe rahatlıyordum. Demin elinin bulundugu ayak kısmına şimdi yüzünü getirmişti, ayaklarımdan başlayarak yukarıya doğru, süt beyaz tenimi öpe öpe, inceleye inceleye çıkıyordu. Şimdi baldırlarıma varmış, parmak uçlarını baldırlarımın iç kısmında gezdirirken, sanki o büyük elleriyle değil de, bir kuştüyü ile okşuyor gibiydi...

Deminki tedirginliğimin yerini zevk ve istek almış, bundan sonra olacakları sabırsızlıkla bekliyordum. Şimdi kafası baldırlarımın arasında, öperek bana ilk orgazmımı yaşatıyordu. Nihayet dudakları amıma kavuşmuş, diliyle klitorisime çok hafif değiyordu. Okadar ustaydı ki, bacaklarım açıldıkça açılmış, bale dansçısı gibi ayırmıştım onları. Kendimden geçmek üzereydim, iki elimle başını kavramış, bazen bastırıp bazen çekiyor, orgazmlarıma destek oluyordum. O bölgeden yalayarak göbeğime, sonradan memelerime gelip, susamış bebek gibi onları avuçlayıp, hoyratça emmeye başladı. Uçlarını ısırıp, acıyla zevk arasında oyunlar yapıyordu süt beyaz diri göğüslerime. Dekoltemden çıkıp boynuma, boğazıma yapışmış, tenimi yalarken, benim içimde fırtınalar kopmuştu...

Kendimi zevk seline kaptırmış gidiyorken, birden amcığımın içine kalın sikinin hiç zorlanmadan oturduğunu hissettim. Artık akıntıya kapılmış, şelaleye doğru sürükleniyordum. Bu dakikadan sonra seks ve sevişmek benim için yeni bir defter acmıştı hayatımda. Hıdır abi sikini köküne kadar içime sokmuş, bir müddet böyle durduktan sonra, çekip geri gömmüştü. Şimdi gelip giderken, “Harikasın Necla hanım, daracıksın, çok mutlu ettin beni!” deyip, hoş sözleri bir yandan, amıma vuruşları öbür yandan, zincirleme orgazmlar yaratıyordu bende. Yaklaşık 9-10 dakika beni böyle sikti...

Sonra birden değişmeye başladı, sanki Hıdır abi deminki narin ince ruhunu terketmiş, gittikce kabalaşıyordu. Hoyratca amıma çarparken, benden de tepki gelmeyince dahada vahşileşiyor, buda bana ayrı bir zevk veriyordu. Kullandığı kelimeler argolaşmış, ikimizi de inanılmaz senaryolara sürüklüyordu. “Yarrağım amında Necla, hoşuna gidiyormu?”. “Gidiyor abi, sok amıma, sok, sertçe sok!”. “Vay kaltak vaay! Demin utanırken şimdi yarrağım yetmez oldu haa?”. “Ohhhh, ahhhh, abi harika yarrağın var, vur amıma, kudurt kaltak Neclanı!”. “Al ozaman kaltak karı! Ayır amını, amına soktuğumun orospusu!”. “Öyle deme abi...”. “Sus orospu! Orospu! Orospu! Orospu! Sen adi bir orospusun! Utanmıyormusun arkadaşının kocasına amını dayamaya?”. “Utanmıyorum lan pezevenk! Senin o Filiz denen orospu karın istedi, ben de açtım amımı! Kapa çeneni de, amıma geçir pezevenk!”. “Geçiriyorum lan orospu, senin pezevengin olacam, satacam seni, siktirecem herkese, kaltak karı, adi fahişe seni!”. “Oohhh geçir koçum! Offf offff, sok, sok, daha hızlı, fışkırt içime, döllendir beni!”...

Ve ikimiz de çığlık atarak aynı anda boşaldık. Hıdır abi üstümde yığılıp kaldı. İkimiz de bitmiştik. 2 dakika sonra, “Neclacığım, güzelim, umarım demin söylediklerimden dolayı bana kızmadın?” dedi. Gülümseyerek, “Yok abi, neden kızayım? Bana hiç yaşamadığım harika şeyler yaşattın, demek ki benim de içimde orospuluk yatıyormuş!” dedim, gülüştük. Doğrulup yatakta oturduk. Hıdır abi bana sarılıp uzun müddet saçımı okşadı. Sonra kalkıp ıslak mendille biraz temizlenip giyindim. Hıdır abiye sarılırken sonsuz minnettardım ona. O sırada Filiz abla kapıyı tıklatıp, müsade isteyip içeri geldi. Hemen koşup ona da sarıldım, “İyi ki varsın ablacığım, seni çok seviyorum!” deyip, muhteşem çifti başbaşa bıraktım.


3 Ayda 7 cm Penis Geliştirme - Erken Boşalma ve Ereksiyon Problemine Son

Blog Arşivi

Siz Hala Denemediniz mi

bitkisel penis büyütücü

    Magazin Haberleri

    Son Eklenenler

    Blogger Widgets Recent Posts Widget for Blogger